°C
DAĞITICI…
20.12.2017
251
Abdulhamit ALBEZ

Herkesin hafızasında bir çağrışımı vardır, ‘Yazıyor yazıyor’ diye bağıran çocukların!

Eskiden bayii, gazete satış noktası diye bir şey yok muş, gazete aboneliği de pek yabancıymış…

Nasıl ulaştırılacak gazete okurlara, bulmuşlar böyle bir yol…

Çocuklar almış eline, ‘Yazıyor yazıyor’ diye merak uyandıran başlıkları sloganlaştırarak gazete satmış!

Çocuğun masumiyeti de işin içine girince, herkes ilgi göstermiş…

Sonra zamanla, modern dağıtım başlamış…

Gazeteler bayiler de satılıyor.

Ancak!

Yerel gazeteler için dağıtım, hayli sıkıntılı!

İnsanlar para verip gazete okumak pek istemiyor. Hoş gazete okumayı seven de yok! Hatta okuma alışkanlığı da malum düşük bir milletiz. Okumayı sevmemek maharet gibi anlatılır.

Bayii den satış çok az…

Ama abonelik olarak, okurun kapısına gazeteyi götürme daha çok biz yerel gazetelerde tutan bir dağıtım.

Çok eskiden bilirim, çalıştığım gazetelerde mutlak gazeteyi dağıtan birkaç kişi vardı ama yıllarca bu işleri yapan kişilerdi.

Ve güvenilirdiler…

Dağıtıcı, bütün gazetedeki emeğin okura ulaşmasını sağlayan kişi…

Çok önemli…

Muhabir, yazı işleri, editör, sayfa tasarımı hepsinin emeği ile ortaya çıkan üretim, dağıtıcının sabah iki saat işini yapmaması sonucu berhava olup gidebilir…

Bu yüzden dağıtıcı, çok önemli!

Aslında son bir olay olmasaydı yazmayacaktım bunları…

Ama bir değil iki değil üç olunca yazasım geldi…

Okurlar da bilsin ne zor şartlarda onlara gazete yaptığımızı, ulaştırdıımızı, nelerle uğraştığımızı…

Malum gazete dağıtmak, eğitim gerektirmiyor.

Aslında bence gerektirmeli. Çünkü yaptığı işin önemini idrak edecek bir eğitim lazım.

Çünkü biz fikir satıyoruz!

Ekspres, yayın hayatına başlayınca…

Haliyle dağıtıcı aramaya başladık. Dağıtım yapacak kişiler…

Biz diğer gazeteler gibi bir kişiye bütün yükü yıkmadık… Birkaç kişi olsun, okurlarımıza zamanın da ve düzenli olarak gazete ulaşsın istedik.

Günde birkaç saatlik iş. En fazla üç saat.

200 gazete 200 gazete olarak bölgelere ayırdık…

İşe başlayanlardan biri baba oğul geldi karşımıza…

(Halen sanırım gazete dağıtıyormuş. Bizim halihazırdaki dağıtıcımıza da gel sen şu gazeteyi dağıt diye teklifte bulunma densizliğini etmiş, cevabını da almış!)

İşi alıncaya kadar adeta yalvardı…

İşinde ne kadar usta olduğunu, abonelik dahi yapabileceğini söyledi. Hatta 100 abone yapacağı yalanını söyledi. Ona yüz değil 50 yap prim de al cevabını verdik. Ve üstüne bir de yaygın yayın yapan (Ulusal diye adlandırılır halk arasında) bir gazeteyi dağıttığını söyledi.

Biz de yıllardır bu işi yapıyor muş (!) dedik, araştırma yapmadan ki, insanların sözüne güveniriz, işi verdik. Ama elbette şartımız vardı! İş aksamayacak, yüzüstü bırakılmayacağız. Çünkü hemen dağıtım yapacak birini bulamazsın. Adresleri hemen bu kişi öğrenemez, zaman lazım!

Bir bölgeyi kendisi bir bölgeyi oğlu dağıtacaktı…

Tabii gazete yeni olduğu için bizim abone sayımız da haliyle azdı. Her gün üç beş artıyor…

İlk iki gün ücretsiz dağıttığımız gazeteler de oldu…

Ancak sonra abonelere göndermeye başladık…

Abone sayımız az, ama her gün artıyor…

Dağıtım yapan bu arkadaş, bir gün çocuğu işe gelmiyor bir gün kendisi…

Nasıl olur ? İki kişiyle biz anlaştık. Hem bölgeleriniz de farklı,  oğlun nerede ya da baban bugün niye gelmemiş deyince…  Gelen, oğul ya da baba hangisi olursa olsun, ben iki yeri de dağıtacağım diyor…

Biz işkillendik…

İnanın bir yere 25-30 gazete bırakarak bizim gazetemizi israf ettiler…

Bunun ihbarlarını aldık yine sesimiz çıkmadı, dağıtıma devam ettiler…

Tabii gazetede taşlar yerine oturunca, dağıtımla da ilgilenip bu arkadaşların ne iş yaptığına bakalım diyecektik elbet bir gün. O güne kadar olan bize olacaktı ancak onu da sineye çekelim istedik.

Fakat bu arkadaş gazete sayısı artmaya başlayınca, bir de dağıtım yaptığı yaygın gazeteden tepki gelince, bize telefonda öyle dedi çünkü, bir gün öğlen saatinde arayıp yarın gazteyi dağıtmayacağını söyledi ve kapattı.

Hepi topu 16-17 gün gazete dağıtmış olan bu arkadaş, bizi yüz üstü bırakıp iki üç gün gazetemizin onlarca abonemize ulaşmamasına neden olduktan sonra bir gün ortaya çıktı.

Bir ay sonra…

“Benim şu dağıtım paramı alabilir miyim” diye!

Hem de toplamış çoluk çocuğunu gazeteye gelmiş…

Alacağı da 300 TL kalmış…

Şimdi soruyorum bu adama para verilir mi? Verilmez mi?

Biz yine çıkardık 150 TL verdik, çocukların hatırına…

Arkadaş gitti, iki ay sonra aradı bizi, benim şu parayı alabilir miyim?

Galiba her parasız kaldığında bana kazık attığı işten ne koparırım diye aradığı ve bir kısmını da aldığı para aklına geliyor bu arkadaşın.

O’ndan geçtik…

Bir başkası geldi gazete dağıtmaya…

Bize “ben fatura keserim” dedi. Yani öyle profesyonel ki!

Kaşen var mı diye sorduk var dedi…

Yüksekte bir meblağdan gazete dağıtımına anlaştık.

Yüksek oldu, ama bizim de hesabımız kitabımız vardı.

Adeta gazete dağıtım bayisi ile anlaşıyormuşuz gibi olunca, elbette kabul ettik.

Ay sonları faturasını kesip, kaşeleyip parasını alacaktı.

Ama gazetemizi de zamanın da ve sağlıklı dağıtacaktı.

Bir gün aradı sabah 9.00’da, gazeteyi dağıtıp bitirmesi gereken saat!

Bugün gazete dağıtmıyorum…

Nasıl olur ya demeye kalmadı, motorum arızalı, dedi.

Çok rahattı…

Biz bir gün önce tüm gazete çalışanların emeği, o gün berhava olmuştu!

Pişkin pişkin demesin mi, yarın iki günlük gazeteyi birden veririm!

Yahu nasıl yarın bugünkü gazeteyi vereceksin…

Düşünün adamın kafası bu kadar basıyor işte, onun için o gazetenin anlamı o kadar!

Haber bayatlamış, tarih eskimiş, okur ne demiş, abone o gün bir umutla beklediği gazeteyi alamamış, muhabir yazdığı bir haberin tepkisini, etkisini görememiş, hiç umurunda değil bu dağıtıcının!

Neyse, onu da sineye çektik.

İşte bu arkadaş, bir gün aradı…
Abiiii diye

Evet, dedik!

Sen kendine dağıtıcı bul!

Neden?

Kış geliyor, ben artık yapamam!

Yahu sana o kadar parayı biz, bir ay için mi verdik…

Bizim her gün abonemiz artıyor…

Sen bir ay boyunca 65 gazete dağıttın…

Yeni yeni 85-90’lara ulaştı…

Biz onu 200’e ulaştıracaktık…

Haa bu arada, arkadaş, birçok aboneye götürüp götürüp iki gazete bırakıyor..

Aboneler açıyor, israf neden iki gazete geliyor deyince olayın farkına vardık.

Arkadaş, ben günde 120 gazete dağıtıyorum, 140 gazete dağıtıyorum diyor (Bakın hala 200 değil yani.)

Neyse oturup aboneleri inceledik, 140 gazete nasıl dağıttığı ortaya çıktı…

Bir abone olmuş, bir abone parası veren yerlere gazete sayısını artırmak adına 2 gazete bırakıyor muş! Belki de onu da bazı yerlere veriyor…

Çünkü 140 gazete alıyor ama listede 90 gazetelik abone var…

Daha öncede söylediğim gibi her gün üç beş abonemiz artıyor…

Bir gün bu arkadaşta ben artık dağıtmıyorum dedi ve 7 gün gazetemiz dağılmadı.

Dağılmadı derken, dağıtabileceğimiz kadar dağıttık…

Para verdik başkalarına dağıttırdık… Biz dağıttık, bazı abonelerimiz de bizi affetsin birkaç gün aksattık…

Sonra başka bir dağıtıcı geldi…

Bu arada sürekli 2-3 dağıtıcımız oldu yani…

Bu arkadaşta, Çerkezköy’ün gediklisi…

Dağıtım yapıp, para toplama işini yaptırmayacağımız bir arkadaşmış, bilemedik!

Arkadaş, ilk ay çok az sayıda gazete dağıttı… Abone ücretlerini topladı getirdi, avansları düşüldü ve maaş günü dolunca da maaşı ödendi…

İkinci ay...

Aynı arkadaş, gidip abonelerden para topladıktan sonra hesap vermeden işine gücüne baktı!

Gel hesap ver dedik, para nerede dedik!

Borcum vardı ödedim…

Arkadaş sen gazetenin parasıyla nasıl borcunu ödersin, maaşın alamadın da mı bu ahlaksızlığı yaptın, gel hesap ver.

Nereden para topladın, ne yaptın, bilelim.

Önce tamam borç alıp getireceğim dedi parayı…

Sonra, maaşıma karşılık aldım dedi. Zaten maaş almayacakmıyım. Ona sayın diyor!!!

Tamam dedik, gel hesap görelim maaşın neyse düşeriz, ama senin işine son verdik!

Yeni dağıtım yapacak kişiye, abone adreslerini göstermek adına bir sabah birlikte eşlik et. Sonra hesabın keselim.

Aksi halde seni karakola, savcılığa şikayet edeceğim dedim..

Neyse geldi yaptı, bir gün yeni dağıtım ekibine eşlik etti.

Sonra oturduk, bu arkadaş en son gazeteye 100 TL borçlu çıktı.

Önümüzdeki ay maaş alıp getireyim dedi..

Sonra bu arakadaş, başka gazeteleri dağıtmaya başladı.

Haftalık gazete dağıtıyor muş!

Bizim abonelerimize, bu dağıttığı gazeteyi götürüyor.

Ama sabah erken saatte, bizim dağıtıcının kapılara taktığı Ekspres'i de topluyor.

Ortada bizim gazete yok!

Sabah gidip, bizim gazeteleri kapılardan söküp yerine kendi yeni dağıtmaya başladığı gazeteleri takıyor….

Bunu yeni personelimiz, gördü, bizi uyardı.

Anlayacağınız üç dağıtıcı bizi pek yordu…

Bunlardan biri iki ay sonra arayıp 150 TL’sini istedi!

Diğeri 7 gün gazetemizin ortada kalmasına neden olup, kaşe, fatura sözüne rağmen ortada bir sürü yalan dolan olmasına rağmen aradan 45 gün sonra ortaya çıkıp para isteyebilecek yüze sahip…

Diğerini zaten abone paralarını toplayıp hesap vermeden gittiği için kovduk. Buna rağmen maaşını da aldı, üstelik 100 TL borçlu.

Şimdi iki tane dağıtıcımız varç

Her gazetenin bir, bizim iki dağıtıcımız var.

Günde iki saat dağıtım yaparlar…

Biri ayını doldurdu ve taahhüt ettiğimiz parasını aldı.

Diğeri henüz 15 gün oldu…

Buna rağmen avansını da verdik.

Ay başı olunca da maaşını alacak.

Ömrüm, arsızla, hırsızla, uğursuzla, uğraşmakla geçti…

Yazıp çizdiğim birçok onur yoksunu insan gördüm, hiç biri beni yıldırmadı ama bu dağıtım çok yordu!

Yazıp içimi boşaltayım istedim.

 

 

 

 

 

 

 

 
YAZARIN DİĞER MAKALELERİ
ANKET...
ÇANAKKALE RUHU BİTMİŞ!
MALUM PARA…
DOLAR SEVİCİLER…
BULMACA GİBİ…
EYLÜL’DE DÖNÜYORLAR
BU KAVGA, MART’TA SONA ERER!
ŞİKAYETLER ŞENTOP’A ULAŞMIŞ!
15 GOL OLUR MU?
NUR İÇİNDE YAT!
DOĞUM GÜNÜM...!
ÜÇ BAYRAM ÜÇ İFTAR!
ÖĞE…
İRMET, OPTİMED ve REMZİ GARİP
KOZMİK YAZI!
DOKTOR BU NE?
BASIN BAYRAMINDA OLUR MU BAŞKAN!
İLÇE BAŞKANI KİM OLACAK?
SEÇİM FANTAZİSİ!
ÇERKEZKÖY’ÜN SESİ!
BU KEZ GİDİCİ!
SIR ADAY ADAYI!
DEMOKRASİ NÖBETİ!
KUR’AN KURSU ORTADA KALDI!
PSİKOLOĞA SOSYOLOG LAZIM!
TREN...
İLÇE BAŞKANI KİM OLACAK?
KULİSLERDEN SIZANLAR...
TEKZİP...
ÇOCUKLAR İÇİN…
SEÇİMSE SEÇİM...
ANKARA VE İNCE HESAPLAR
AYŞE DOĞAN NE YAPTI?
BANKAMATİK
DOST ACI SÖYLER!
DİP DALGA!
TEŞKİLATLARI KAPATIN!
TEŞEKKÜRLER…
NARİN DAVA
BU DA KADAYIFA KAYMAK!
TAHMİN!
UTANMASAM ADIMI TEYİT EDECEĞİM!
NE OLACAK 1911’İN HALİ!
MÜSTAKBEL VEKİLLERİMİZ!
TÖVBE İSTİĞFAR EDİN!
ÇTSO YÖNETİMİ'NDEN BÜYÜK AYIP!
NEREDE O ESKİ SKM BAŞKANLARI!
TAVSİYE...
AGRESİF
BURAK BEKİROĞLU
PAZARCILARIN İMTİHANI
ZORAKİ VEKİL!
FAİK ÖZTRAK!
BELEŞÇİ OKURLARA MÜJDE!
24 HAZİRAN’IN AKTÖRLERİ
ALİ ERTEM VE HAİNLER!
KALEMİNİ KIRMAK!
DAĞ FARE DOĞURDU!
ESKİ GÖZ AĞRIM!
KOMİSYON DEĞİŞMİŞ...
O BAŞKAN İSTİFA ETTİ
GAZETE VE 24 HAZİRAN!
ZİMMETİNE PARA GEÇİRMİŞ
7 İSİM 135 KİŞİ
34 POLİS…
ORDU’NUN DERELERİ…
200 POLİS NE ZAMAN GELİYOR…
TRAFİK POLİSİ DUASI!
TEMAYÜL…
AKEPE!
BAŞAKŞEHİR!
8. GRUP ve 24 HAZİRAN!
CE-HE-PE…
ADAY ADAYLARINDAN İTİRAZ VAR!
YAZARIMIZ TATİLDE!
SİYASİ KULİSLERDE SON DURUM
BU İSME DİKKAT!
24 HAZİRAN’IN ŞİFRELERİ!
KİMLER VEKİL OLACAK?
YENİ BOMBALAR…
KILIÇLAR ÇEKİLDİ!
TÜRKER’DEN İYİ BAŞKAN OLUR!
MİLLETVEKİLİ KULİSLERİ BAŞLADI!
ERKEN Mİ BASKIN MI?
VALİ…
EŞRAF…
İKİ SÜLEYMAN ÇOK GELDİ!
ÇTSO’YA SÜRPRİZ BAŞKAN!
SANAYİCİLER…
ÖLÜM…
İPTAL VE…
YÜZSÜZLER…
KIL PAYI!!!
VAY UYANIKLAR VAY!
METALURJİ…
UKRAYNA VE MOTOR!
LİSTELER CUMA’YA…
SEÇİM KULİSLERİ (SON)
SARI KRAVAT!
SEÇİM KULİSLERİ (8)
SEÇİM KULİSLERİ (7)
SEÇİM KULİSLERİ (6)
SEÇİM KULİSLERİ 5
SEÇİM KULİSLERİ 4
SEÇİM KULİSLERİ 3 (LİSTELERİ AÇIKLIYORUM)
SEÇİME MÜDAHALE!
SİTEM Mİ DENSİZLİK Mİ?
SEÇİM KULİSLERİ 2
ÇTSO (SEÇİM KULİSLERİ)
TARAF OLMAYAN BERTARAF OLUR!
KARAYOLLARI...
HEDEF ÇERKEZKÖY’Ü MARKA YAPMAK!
KIZILPINAR SEVİCİLER!
HABER Mİ?
MANDALI’NIN BERAATI…
UKRAYNA YOLCUSU KALMASIN!
KARDEŞ YA DA KALLEŞ!
YAZIYORSAM SEBEBİ VAR!
MUSTAFA AS ŞİMDİDEN KAZANDI!
SEN DE HAKSIZSIN!
YENİ YILIN İLK BEBEĞİ!!!
BEDELİ AĞIR OLACAK!
İHTİYARLAR KULÜBÜ
BELEDİYE MAAŞ ÖDEYEMEDİ!!!
REKLAMLAR
MURAT KOÇAK HAKLI
TIK TIK TIK ‘İYİ’ GÜNLER…
GİDERİM!
TARAFTAR...
BOMBA GİBİ HABERİM VAR!
ÇOK ŞEY DEĞİŞECEK!
PARAN YOKSA ‘OKU’MA!
FİKİR KAVGASINA VARIZ…
EKSPRES GELİYOR!
ÇERKEZKÖY’Ü HAREKETLİ GÜNLER BEKLİYOR…
BOZDAĞ HEM HAKLI HEM HAKSIZ!
ALİS HARİKALAR DİYARI’NDA!
5 YILDIZLI OTEL!!!
YOLLAR!!!
HOŞ GELDİK!!!
KORKAKLAR HER GÜN CESURLAR BİR GÜN ÖLÜR!
YORUMLAR
ADINIZ
YORUM

       

ÇERKEZKÖY EKSPRES BASIN YAYIN GAZETECİLİK VE MATBAACILIK TİC. LTD. ŞTİ.
Gazi Osman Paşa Mah. Çelen Sok. NO:7/B
ÇERKEZKÖY / TEKİRDAĞ
TEL : 0282 725 31 33 FAX : 0282 725 31 34