°C
RÜZGAR VE SOĞUK HAVA KALBİ ETKİLİYOR
7.11.2018
141
Soğuk havaların en çok kalp hastalarını etkilediğini belirten İrmet Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Sayit Demirkol, ani ısı değişiminin krize, hatta ölümlere bile neden olduğuna dikkat çekti.

Kalp hastalarının soğuk havada mümkün olduğunca dışarı çıkmaması tavsiyesinde bulunan Demirkol, dışarı çıkılacaksa da rüzgârı arkadan alacak şekilde yürülmesi gerektiğini ifade etti. Havaların soğuması ve kış aylarında oluşan hava kirliliği özellikle kalp ve yüksek tansiyon hastalarında ciddi tehlikelere neden olduğunu belirten Demirkol, “İnsan vücudu iç ısısı sabittir ve ortalama 36-37 derecedir. Soğuk havalarda vücutta bir takım değişiklikler oluşur. Deri damarları ısı kaybını azaltmak için fizyolojik olarak büzüşür, kaslar istemsiz olarak titreme ile ısı oluşumunu arttırır. Vücut sıcaklığını koruyabilmek için kalp daha fazla kan pompalar; neticede kalbin daha fazla oksijene ihtiyacı olur. Ayrıca kalp damarlarında büzüşme; kanın pıhtılaşmasında, nabız sayısında ve kan basıncında artma meydana gelir. Göğüs ağrısı, ritm bozuklukları, hipertansiyon atakları, kalp krizi ve ani ölümlerin görülme riski artar.” dedi.

SOĞUK HAVALARDA SPORU EVDE YAPIN

Her insan vücudunun soğuk havaya verdiği cevabın farklı olabileceğine dikkat çeken Demirkol, yaş, fiziksel durum, altta yatan kronik hastalıkların sayısı ve ciddiyetinin soğuğa karşı verilen yanıtı etkilediğini vurguladı. Hipertansiyon, damar tıkanıklığı, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği, sigara kullanımı, obezite, ailede kalp hastalığı öyküsü gibi risk faktörlerine sahip kişilerin kalp krizi riskinden korunmak için daha dikkatli olması ve kışa girmeden önce mutlaka yeni bir sağlık kontrolünden geçmesi gerektiğini hatırlatan Demirkol, “Kalp ve tansiyon hastalığı olan hastalar kış mevsiminde fiziksel kondisyonu iyileştirmek için aktivitelere, yürüyüşlere devam etmeli, açık havada spor yapmak yerine evde veya spor salonlarında egzersizi tercih etmelidirler. Kış aylarında yapılan fiziksel aktivitelerde ortam ısısı, rüzgâr, ortamın nemi, soğuğa maruz kalınan süre, fiziksel aktivitenin şiddeti önemlidir. Soğuk havalarda rüzgâra karşı değil; rüzgârı arkanıza alarak yürümelisiniz. Kalp krizi geçirdiyseniz dumanlı, kirli, rüzgârlı soğuk havalarda olabildiğince dışarı çıkmamalı, çıkmak zorundaysanız mutlaka yanınıza dilaltı hapını almalısınız.” ifadelerini kullandı.

AĞRILARINIZI DIKKATE ALIN!

Göğüs kafesinde huzursuzluk, baskı, ağırlık, yanma ve sıkışma gibi belirtilerde zaman kaybetmeden hastaneye başvurulması gerektiği uyarısında bulunan Demirkol, “Ayrıca tek veya her iki kolda, sırtta, midede ağrı, nefes darlığı, soğuk terleme, bulantı, baş dönmesi gibi belirtiler de kalp krizinin işareti olabileceğinden ihmal edilmemelidir. Asla tok karnına egzersiz yapmayınız, yemeklerden sonra en az 2 saat geçmiş ve midedeki dolgunluk hissinin azalmış veya kaybolmuş olmasına dikkat ediniz. Özellikle soğuk havalarda yemeklerden hemen sonra mide doluyken egzersiz yapıp yediklerini eritme düşüncesi yanlıştır. Açık havada spor yapmak isteyenler için sabah erken saatler yerine havanın nispeten daha ılık olacağı öğlen saatleri tercih edilmelidir. Düzenli olarak egzersiz yapmıyorsanız; orta yaş ve üzerindeyseniz soğuk havalarda yeni egzersize başlayacaksanız öncesinde doktorunuza başvurmanız faydalı olacaktır.” dedi.

ÇOK KALIN GIYINMEYIN

Aşırı kalın giysiler giymek yerine, vücudu ısıtacak giysiler tercih edilmelmesi tavsiyesinde bulunan Doç. Dr. Demirkol, “Isı kaybının büyük kısmı baş bölgesinden olduğu için soğuk havada uzun süre kalacak olan kişiler bere veya şapka kullanmalıdır. Isınmak için kesinlikle alkol alınmamalıdır. Alkol başlangıçta damarlarda genişlemeye neden olarak ısı artışı sağlayacaktır fakat bu durum hayati organlardan (kalp, beyin, böbrek gibi) ısı kaybına yol açacaktır. Soğuktan korunmak amacıyla sigara içilmemelidir. Sigara, sempatik sinir sistemi uyarılmasına bağlı olarak kalp hızını, kan basıncını, kalp debisini arttırır ve neticede kalp kasının oksijen ihtiyacı da artar. Ayrıca kalpte düzensiz atışlara, kalp krizine ve ani ölümlere yol açabilir.” şeklinde konuştu.

ÜST SOLUNUM YOLU ENFEKSIYONLARINA DIKKAT!

“Enfeksiyonlar, özellikle üst solunum yolu enfeksiyonları, kalp hastalarında oldukça ağır seyrederek, kalp krizini ve kalp yetmezliğini tetikleyebilir.” diyen Demirkol, kalp veya akciğer hastalığı gibi kronik hastalığı olan hastaların havalar iyice soğumadan sonbahar mevsiminde grip ve zatürre aşısını mutlaka yaptırmaları gerektiğini bildirdi. Kalp hastalarının grip ilaçları kullanırken de dikkatli olması gerektiğini söyleyen Demirkol, burun tıkanıklığı, burun akıntısı şikâyetleri için kış aylarında sıklıkla reçete edilen ilaçların çoğu tansiyon yükselmesine, ritm problemlerine ve kalp krizine yol açabildiğini, kalple ilişkili yan etkilerinin fazla olması nedeniyle soğuk algınlığı ilaçlarının kalp hastalarında kullanımının sakıncalı olduğuna dikkat çekti.

C VITAMININE ÖNEM VERIN

Dengeli ve sağlıklı beslenmenin kalp sağlığı açısından büyük önem taşıdığını söyleyen Demirkol, sözlerini şu şekilde noktaladı: “Kalp hastalığı olan hastalar beslenme şekillerini kış mevsimine göre düzenlemelidir. Hastalar kendileri için uygun dozu aşmayacak şekilde her çeşit besin tüketebilir. Kış aylarında yeterli miktarda C vitamini alınmalı ve kış meyveleri bolca tüketilmelidir. Soğuk havalarda kilo almamaya özen gösterilmelidir. Karbonhidratlar bakımından zengin bir diyet yerine; protein, yağ ve karbonhidrat oranları dengeli bir beslenme şekli benimsenmelidir.”

HABER/Fatmanur ARIKAN

YORUMLAR
ADINIZ
YORUM

       

ÇERKEZKÖY EKSPRES BASIN YAYIN GAZETECİLİK VE MATBAACILIK TİC. LTD. ŞTİ.
Gazi Osman Paşa Mah. Çelen Sok. NO:7/B ÇERKEZKÖY / TEKİRDAĞ
TEL : 0282 725 31 33 FAX : 0282 725 31 34
info@cerkezkoyekspres.com