AFFETMEK NASIL ÖZGÜRLEŞTİRİR?
ÇERKEZKÖYAffetmenin yalnızca manevi bir erdem değil, aynı zamanda bedeni ve zihni iyileştiren nörobiyolojik bir süreç olduğunu vurgulayan Üsküdar Üniversitesi Kurucu Rektörü, Psikiyatrist Prof. Dr. Nevzat Tarhan, affediciliğin insan sağlığı üzerindeki etkilerini bilimsel veriler ışığında değerlendirdi. Prof. Dr. Tarhan, “Affetme, beynin stres sistemini düzenler, kortizol salınımını dengeler. Artık biliyoruz ki affetmek sadece ruhu değil, bedeni de iyileştiriyor.” dedi.
OLGUNLAŞMAMIŞ KİŞİLİKLERDE ÖÇ ALMA DAVRANIŞI BASKIN
İnsanların kendilerini inciten bir olay ya da kişiye karşı üç temel tepki geliştirdiğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu tepkilerin öç alma, kaçınma ve affedicilik olduğunu ifade etti. Olgunlaşmamış kişiliklerde öç alma davranışının ön planda olduğunu dile getiren Tarhan, “Bu kişiler ‘Bana yaptıysa ben de yaparım’ yaklaşımıyla hareket eder. Zayıf ve kaçıngan kişiliklerde ise kişi olaydan uzaklaşır, izolasyona gider. Her iki uç da ruhsal dengeyi bozar. Affedicilikte ise kişi yaşananları analiz eder, sorumluluk payını değerlendirir ve süreci kabullenmeye çalışır.” diye konuştu.
AFFEDEMEMEK BİYOLOJİK BİR YÜK OLUŞTURUYOR
Affetmenin yalnızca psikolojik bir süreç olmadığını, bağışıklık sistemi üzerinde de etkili olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Kin, öfke, nefret, kıskançlık ve düşmanlık beyindeki ‘beş karanlık atlı’dır. Bu duygular aktifleştiğinde stres hormonları artar, bağışıklık sistemi zayıflar. En çok mide, bağırsak ve cilt etkilenir. Kronik stres, uzun vadede kanser gibi ciddi hastalıklara zemin hazırlar.” dedi.
“AFFETMEMEK KİBİRDİR”
Bazı kişilik yapılarının affetmeye daha dirençli olduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, özellikle narsistik ve paranoyak eğilimli bireylerin affetmekte zorlandığını söyledi. Tarhan, “Affetmemek kibirdir. Narsistik kişiler eleştiriyi haksızlık olarak algılar, kin tutar, affetmeyi zayıflık sayar. Paranoyak kişiler ise her eleştiriyi tehdit olarak görür, unutamaz ve hesap tutar. Bu durum ilişkileri bozar, güveni yok eder.” ifadelerini kullandı.
AFFETMEK MÜMKÜN DEĞİLSE KABULLENMEK GEREKİR
Bazı durumlarda affetmenin mümkün olamayabileceğini belirten Prof. Dr. Tarhan, bu noktada “radikal kabullenme” kavramına dikkat çekti. Tarhan, “İhanet, aldatma ya da ağır adaletsizliklerde kişi affedemeyebilir. Ancak ‘Affedemiyorum ama kabulleniyorum’ diyerek olayı zihninde kapatabilir. Bu duygusal bir kapanıştır ve kişinin yükünü hafifletir.” dedi.
ÇOCUKLUKTA YAŞANAN ADALETSİZLİKLER TRAVMA BIRAKIYOR
Çocukluk döneminde yaşanan haksızlıkların bireyin ruhsal gelişiminde derin izler bıraktığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, bazı travmaların kişilik olgunlaşmasını da tetikleyebileceğini ifade etti. “Travma her zaman yıkıcı değildir. Doğru işlendiğinde bireyde adalet duygusunu ve duyarlılığı güçlendirebilir.” dedi.
AFFETMEK KİŞİYİ ÖZGÜRLEŞTİRİYOR
Affetmenin kişiyi geçmişin zincirlerinden kurtardığını söyleyen Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi kendini özgürleştirir. Affetmeyen kişi ise geçmişte yaşadığı olayın mahkûmu olur. Olay bitmiş olsa bile zihin onu tekrar tekrar yaşar. Bu nedenle affetmek, kişinin kendi sağlığına yaptığı en büyük yatırımdır.” diye konuştu.
AFFETMENİN ANTİDEPRESAN ETKİSİ VAR
Affetmenin beyinde antidepresan etki oluşturduğunu belirten Prof. Dr. Tarhan, “Affeden kişi içsel yüklerinden kurtulur, sosyal bağlarını güçlendirir. Kaygı ve depresif belirtiler azalır. Affedemeyen kişilerde ise çözülmemiş yas ve tamamlanmamış travma belirtileri görülür.” ifadelerini kullandı.
AFFETMEK SADECE KARŞI TARAFI BAĞIŞLAMAK DEĞİLDİR
Affetmenin yalnızca karşı tarafı değil, kişinin kendisini de affetmesini kapsadığını dile getiren Prof. Dr. Tarhan, öz farkındalığın bu süreçte belirleyici olduğunu söyledi. “Kişi kendi payını görebildiğinde travmayı fırsata dönüştürebilir.” dedi.
KORTİZOL FIRTINASI BEDENİ YIPRATIYOR
Affedemeyen kişilerin olayları zihninde sürekli yaşattığını belirten Prof. Dr. Tarhan, bunun kortizol salınımını artırarak bedeni sürekli alarm durumunda tuttuğunu ifade etti. “Bu durum tansiyon yükselmesine, kalp-damar sorunlarına ve ani stres kaynaklı ölümlere kadar gidebilir.” dedi.
AFFEDİCİLİK ÖĞRENİLEN BİR ERDEM
Affediciliğin aile ve toplum içinde öğrenilen bir değer olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Tarhan, “Ailede ve toplumda rol model olan kişiler affedici ise bu tutum yayılır. Lider kinciyse toplum da kinci olur. Affedicilik de kin de bulaşıcıdır.” diye konuştu.
Son yıllarda affediciliğin nörobilim alanında yoğun biçimde araştırıldığını vurgulayan Prof. Dr. Tarhan, “Artık biliyoruz ki affetmek sadece manevi değil, biyolojik bir iyileşme sürecidir.” ifadeleriyle değerlendirmesini tamamladı.
İlginizi Çekebilir