Prof. Dr. Özdemir’den Batı Nil virüsü uyarısı
SAĞLIKİrmet Hospital Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Davut Özdemir, Batı Nil Virüsü hakkında kamuoyunda oluşan bilgi kirliliğine karşı açıklamalarda bulundu. Hastalığın Türkiye’de yeni olmadığını belirten Özdemir, özellikle sivrisineklerden korunmanın önemine dikkat çekti.
Son günlerde Yunanistan’da Batı Nil Virüsü vakalarının görüldüğüne yönelik haberlerin gündeme gelmesi üzerine açıklama yapan Prof. Dr. Davut Özdemir, hastalığın Türkiye’de de uzun yıllardır zaman zaman görüldüğünü söyledi. Batı Nil Virüsü’nün yaklaşık 15 yıl önce Manisa çevresinde salgın şeklinde tespit edildiğini belirten Özdemir, ilerleyen yıllarda Trakya Bölgesi başta olmak üzere Türkiye’nin farklı bölgelerinden vakalar bildirildiğini ifade etti. Hastalığın yalnızca son yıllarda ortaya çıkan yeni bir enfeksiyon olmadığını vurgulayan Özdemir, virüsün Türkiye’deki geçmişinin daha eski dönemlere dayandığını kaydetti.
SİVRİSİNEKLER ARACILIĞIYLA BULAŞIYOR
Batı Nil Virüsü’nün temel bulaşma yolunun sivrisinekler olduğunu belirten Prof. Dr. Özdemir, virüsün kuşlardan sivrisineklere, sivrisineklerin insanları ısırmasıyla da insanlara geçtiğini ifade etti. Virüs bulaşan kişilerin büyük bölümünde herhangi bir belirti görülmediğini belirten Özdemir, bazı kişilerde ise ateş, kas ve eklem ağrıları, ishal ve cilt döküntüsü gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini söyledi.
AĞIR VAKALARA DİKKAT
Prof. Dr. Özdemir, az sayıda vakada hastalığın daha ağır seyredebildiğine dikkat çekti. Bu kişilerde menenjit ve ensefalit gibi merkezi sinir sistemini etkileyen tabloların yanı sıra baş dönmesi, denge kaybı ve felç görülebileceğini belirten Özdemir, ağır vakalarda hayat kaybının da yaşanabileceğini ifade etti. Özdemir, özellikle ileri yaştaki ve başka sağlık sorunları bulunan kişilerin ağır hastalık açısından daha fazla risk taşıdığını kaydetti.
KORUNMANIN EN ÖNEMLİ YOLU SİVRİSİNEKLERDEN UZAK DURMAK
Batı Nil Virüsü enfeksiyonuna yönelik özel bir tedavi ve aşının bulunmadığını belirten Prof. Dr. Özdemir, tedavinin hastanın şikayetlerine göre uygulandığını ve gerekli durumlarda yoğun bakım desteği verilebildiğini söyledi. Hastalığa karşı en önemli yöntemin korunma olduğunu vurgulayan Özdemir, sivrisineklerle mücadele edilmesi ve sivrisinek ısırıklarının önlenmesi gerektiğini belirtti.
Özdemir, özellikle yaz aylarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde gerekli tedbirlerin alınmasını ve uygun sinek kovucu ürünlerin kullanılmasını önerdi.
İlginizi Çekebilir