Konuşmasında deprem şehitlerini anan Taşcı, dayanıklı olmadığı gerekçesiyle boşaltılan kamu binalarının ayakta kaldığını, “güvenli” denilen binaların ise çöktüğünü hatırlattı. Yardım süreçlerindeki akıl almaz hataları tek tek sıralayan Selcan Taşcı, “Denizin yükselmesi ihtimalken sahile çadır kuran akılsızlığın, tıbben hayatta kalabilecek insanların bulunduğu enkaza iş makinesi sokan cahilliğin, çadır satan Kızılay’ın, yardım malzemesi satan memurun altında kaldık” ifadelerini kullandı.
“ENGELLENEMEZ OLAN AFET DEĞİL, ENGELLENEBİLİR OLAN İHMALDİ”
Taşcı, asıl yıkımın depremden değil, ihmalden kaynaklandığını belirterek “Bir hilti olsa feryatları göğü delecek insanların sesine kulak veremeyen bir idari akılsızlığın; ‘çivi çakanın aklı yok’ denilen yerlere hastane diken zihniyetin; battaniye, su, ilaç gerekirken abiye elbise yollayan laubaliliğin altında kaldık.” dedi.
KOMİSYON RAPORU VAR, UYGULAMA YOK
Deprem sonrası Meclis’te kurulan araştırma komisyonuna da değinen Taşcı, raporda 165 yanlışlık tespiti ve 295 tavsiye bulunduğunu ancak bunların neredeyse hiçbirinin hayata geçirilmediğini söyledi. “Kendi şehrim Tekirdağ’da yapı stokunun yüzde 50’den fazlası hala 99 öncesi. İstanbul’da bu oran yüzde 65’in üzerinde. ‘Kaçak yapıların tahliyesi netleşsin’ denmiş, hala netleşmedi. ‘Okullar toplanma alanı olacak şekilde dizayn edilsin’ denmiş, bugün hala üç-beş okul tek binada eğitim veriyor” diye konuştu.
“ÖVÜNÇ DEĞİL, MAHCUBİYET GÜNÜ OLMALIYDI”
Üç yılın ardından iktidarın konut sayılarıyla övünmesini sert dille eleştiren Taşcı, “Bu gün, kaç konut yaptık diye övünme günü değil; neden bu kadar çok konut yapmak zorunda kaldığımızın, yani orantısız yıkımın utancı altında ezilme günü olmalıydı” dedi.
“Her şeyi devlet veremez”, “Hayat devam ediyor” söylemlerine de tepki gösteren Taşcı, “Bu sözler bir Allah’tan korkmazlığın, kuldan utanmazlığın tezahürüdür” ifadelerini kullandı.
TAŞCI KÜRSÜDEN ÖZÜR DİLEDİ
İYİ Partili Milletvekili konuşmasının en çarpıcı bölümünde, devlet adına özür diledi.
“Enkaz başında saatlerce cenazeleriyle baş başa kalanlardan, kayıp çocuklarımızdan, İsias Otel ve Rönesans Rezidans’ta olası kasttan kaçırılan davalar adına, bu toplu mezarları savunanlar adına özür diliyorum” dedi. “Ben niye özür diliyorum?” diyen Taşcı, yanıtını da şöyle verdi: “Çünkü bu ülkede ‘kendinden olana her şey hak, olmayana her şey müstahak’ düzenine son veremedik. Bunun vicdan azabı benimdir.” dedi.
“VİCDAN İKTİDARINI BİZ KURACAĞIZ”
Konuşmasını kararlılık vurgusuyla bitiren Taşcı, “Bizi milletimizden bir gün bile özür dilemek zorunda bırakmayacak bir vicdan iktidarını bu ülkede mutlaka kuracağız” diyerek sözlerini tamamladı.






Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.