1
Tekirdağ
09 Eylül, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    48.47
  • EURO
    56.45
  • ALTIN
    6850.6
  • BIST
    14.405
  • BTC
    78929.926$
3

CHP’Lİ AVŞAR’DAN ‘OKULA BAŞLANGIÇ FONU’ TEKLİFİ

CHP’Lİ AVŞAR’DAN ‘OKULA BAŞLANGIÇ FONU’ TEKLİFİ
Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, dar gelirli ailelerin çocuklarının eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla ‘Okula Başlangıç Fonu’ kurulmasını öngören kanun teklifini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sundu. Avşar, devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarının da her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz karşılanmasını istedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Cem Avşar, ekonomik sıkıntıların çocukların eğitim hayatı üzerindeki etkilerine dikkat çekerek, ‘okula başlangıç desteği’ uygulamasının hayata geçirilmesi amacıyla hazırladığı kanun teklifini TBMM Başkanlığı’na sundu.

Avşar’ın hazırladığı Milli Eğitim Temel Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile devlet okullarında eğitim gören öğrencilerin kırtasiye ihtiyaçlarının ücretsiz karşılanması ve dar gelirli ailelere eğitim giderlerinin karşılanmasına yönelik ‘okula başlangıç desteği’ verilmesi hedefleniyor.

‘YOKSULLUK EKONOMİK TEMELLİ SOSYAL BİR KRİZ’

Kanun teklifinin gerekçesinde Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunlara ve bunun toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çeken Avşar, yoksulluğun yalnızca ekonomik bir sorun olmadığını, sosyal ve toplumsal sonuçları bulunan bir kriz olduğunu ifade etti.

Avşar, “Yoksulluk, ekonomik temelli sosyal ve toplumsal sonuçları olan bir krizdir. Ortalama yaşam süresinden beslenmeye, sağlıktan ulaşıma ve barınmaya kadar temel yaşam hakkını doğrudan etkilemektedir” dedi.

‘HER ON YURTTAŞTAN İKİSİ YOKSUL’

TÜİK’in Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması verilerine işaret eden Avşar, Türkiye’de en az 17 milyon 821 yurttaşın en temel ihtiyaçlarını dahi karşılayamayacak kadar yoksul durumda olduğunu belirtti.

Yoksulluk oranının yüzde 21,2’ye yükseldiğini ifade eden Avşar, “Her on yurttaştan ikisi yoksul hale geldi” değerlendirmesinde bulundu.

Düşük asgari ücret, ağır vergiler ve adaletsiz gelir dağılımının çalışan yoksulluğunu her geçen gün artırdığını söyleyen Avşar, 2025 yılında Türkiye’de çalışanların yoksulluk oranının yüzde 12,2 olduğunu belirtti.

İşsizliğin yüksekliğine de dikkat çeken Avşar, geniş tanımlı işsizlik oranının yüzde 30,6 seviyesinde olmasının yoksulluğun daha geniş kitleleri ve aileleri etkilemesine neden olduğunu kaydetti.

‘ÇALIŞANLARIN YARISINA YAKINI AÇLIK SINIRINDA’

Avşar, ücretlerin enflasyon karşısında hızla eridiğini ve milyonlarca emekçinin alım gücünün her geçen gün daha da düştüğünü belirtti.

Çalışanların yarısına yakınının açlık sınırının altında kalan asgari ücretle çalışmasının yoksulluğu kitlesel bir hale getirdiğini ifade eden Avşar, bunun Türkiye’de yaşanan derin yoksulluk krizinin en somut göstergelerinden biri olduğunu söyledi.

‘AÇLIK SINIRI 37 BİN 388 TL, ASGARİ ÜCRET 28 BİN 75 TL’

Ekonomik göstergelere ilişkin rakamları da paylaşan Avşar, 2026 yılının ağustos ayında dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması tutarının, yani açlık sınırının 37 bin 388 TL olduğunu belirtti.

Gıda harcamalarının yanı sıra diğer tüm temel ihtiyaçlar için haneye girmesi gereken toplam gelirin ifade edildiği yoksulluk sınırının ise 121 bin 786 TL olduğunu aktaran Avşar, asgari ücretin 28 bin 75 TL’de kaldığına dikkat çekti.

Avşar, aynı dönemde en düşük memur maaşının 70 bin 224 TL, en düşük emekli aylığının ise 23 bin 553 TL seviyesinde olduğunu belirtti.

ÇOCUKLARIN YÜZDE 36,8’İ YOKSULLUK RİSKİ ALTINDA

Ekonomik sorunlardan en fazla çocukların etkilendiğini belirten Avşar, TÜİK verilerine göre 2025 yılında 18 yaşından küçük çocukların yüzde 36,8’inin yoksulluk veya sosyal dışlanma riski altında bulunduğunu ifade etti.

Toplam nüfus içerisinde yoksulluk ve sosyal dışlanma riski altında bulunanların oranının ise yüzde 29,3 seviyesinde olduğunu aktaran Avşar, çocukların içinde bulunduğu tabloya dikkat çekti.

‘FİZİKSEL VE ZİHİNSEL GELİŞİMİ OLUMSUZ ETKİLİYOR’

Çocukların yaşamlarının en fazla desteğe ihtiyaç duydukları dönemlerinde sağlık, beslenme ve eğitim gibi temel haklardan mahrum kalmalarının fiziksel ve zihinsel gelişimlerini olumsuz etkilediğini belirten Avşar, yoksulluk içinde büyüyen çocukların erken yaşta çalışma hayatına girmek zorunda kaldığını ve çocuk işçiliğinin hızla arttığını söyledi.

Avşar, çocukların nitelikli eğitim alması ve özgüvenli bireyler olarak yetişebilmesi için merkezi bütçeden eğitime daha fazla kaynak ayrılması ve etkili politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

‘KAMUSAL POLİTİKALAR ÇOCUK MUTLULUĞUNA ODAKLANMALI’

Sosyo-ekonomik farklılıkların çocuklar arasında çeşitli ayrışmalara, akran zorbalığına ve sosyal dışlanmaya neden olabildiğini belirten Avşar, bu nedenle kamusal politikaların çocukların mutluluğunu merkeze alması gerektiğini ifade etti.

Çocukların fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve eğitimde eşitliğin sağlanması açısından önemli adımlardan birinin devlet okullarında eğitim gören çocukların ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik ‘okul başlangıç desteğinin’ hayata geçirilmesi olduğunu kaydetti.

‘ADİL VE ERİŞİLEBİLİR EĞİTİM ANAYASAL BİR HAK’

Eğitimin Anayasa ile güvence altına alınmış temel insan haklarından biri olduğunu vurgulayan Avşar, eğitimin herkes için adil ve erişilebilir olması gerektiğini söyledi.

Ekonomik güçlük yaşayan ailelerin çocuklarının sıklıkla eğitim olanaklarından mahrum kaldığını belirten Avşar, bunun eğitimde ciddi bir adaletsizliğe ve hak ihlaline yol açtığını ifade etti.

Avşar, bu çerçevede ‘okula başlangıç desteğinin’, eğitimdeki eşitsizliklerin azaltılması ve hak temelli bir eğitim sisteminin oluşturulması açısından önemli bir adım olacağını dile getirdi.

‘OKULA BAŞLANGIÇ FONU KURULMALI’

Kanun teklifinin içeriğine ilişkin bilgi veren Avşar, Milli Eğitim Temel Kanunu’nun 53. maddesinde değişiklik yapılmasını önerdiklerini belirtti.

Avşar, teklif kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı’nın devlet okullarında eğitim gören ve talepte bulunan öğrencilerin kırtasiye malzemelerini her eğitim-öğretim yılı başında ücretsiz olarak sağlamasının amaçlandığını ifade etti.

Teklifte ayrıca, devlet okullarında eğitim giderlerinin karşılanması amacıyla dar gelirli ailelere, Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde ‘okula başlangıç desteği’ sağlanması için ek madde oluşturulması öngörülüyor.

‘SOSYAL YARDIM DEĞİL, EĞİTİM GÜVENCESİ’

Teklifin temel amacının, eğitim desteğini sosyal yardım anlayışından çıkararak yasal bir hak haline getirmek olduğunu belirten Avşar, “Böylece bu hak; sosyal ve ekonomik destek kapsamında sağlanan ‘sosyal yardım’ statüsünden çıkarılmış; adil ve erişilebilir bir eğitimi kanuni güvenceye alan bir hak olacaktır” dedi.

Videolar için YouTube kanalımıza abone olmayı unutmayın!


  • 0
    SEVDİM
  • 0
    ALKIŞ
  • 0
    KOMİK
  • 0
    İNANILMAZ
  • 0
    ÜZGÜN
  • 0
    KIZGIN

Facebook Yorum

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.