KULDAN UTANMADIKLARI GİBİ…
28 Ocak 2026, Çarşamba 18:17Okurların bildiği gibi geçen hafta TBMM de görüşülen TORBA yasayla en düşük emekli maaşları 1062 TL lik bir artışla 20.000,00 TL. Olarak kabul edildi. Yasa görüşmelerinde muhalefet partilerinin talebi üzerine yapılan yoklamada o sırada mecliste bulunmayan vekil adına başkanlık divanına pusula gönderilerek yoklamaya hile karıştırıldı. Oylama sonrası yapılan kontrolde vekilin mecliste olmadığı tespit edildi. Oturumu yöneten meclis başkan vekili, sahte pusula hariç çoğunluğun sağlandığını ilan ederek oylamaya geçti ve emeklileri açlığa mahkûm eden yasa kabul edildi. Hakkını yemeyelim, Meclis başkan vekili eylemi “bu kadar da olmaz, bu ahlaksızlıktır” diye de eleştirdi. Daha sonra yapılan araştırmalarda aynı sayın vekilin meclise pek uğramadığı da ortaya çıktı. Yazılı ve görsel medya da yeterince yer aldığı için konuyu tekrar ederek okurların vaktini almak istemem.
Geçen haftaki yazımın son cümlesini aynen almak istiyorum: ”Seçim ne zaman olursa olsun, vekil sayısı düşürülmeli, seçim kanunu, siyasi partiler kanununda, aday belirlemek için üyelere yetki veren değişiklikler mutlaka yapılmalıdır.” Doğrusu yazarken böyle rezalet yaşanacağını düşünmedim. Üstelik galiba bu ilk te değilmiş. İnsan unutuyor işte. Tekrarlanmış bir eylem. Gerçekleştiren kişi; içimiz den biri. Halkın güvendiği, sorunlarını çözmek için yetki vererek TBMM ne gönderdiği bir kişi. Ayıp hem de çok ayıp. İnsan bazen duygularını tam olarak aktarmak için uygun cümleler kurmakta zorlanır ya, işte o haldeyim. Milletin sorunlarını çözmesi için TBMM ne gönderdiği vekil de böyle yaparsa, milletin sorunlarını kim, nasıl çözecek? Esasında sorunun temelinde çok sık dile getirdiğim millete kendi adayını belirleme yetkisinin verilmemesi yatıyor. Siyasi partiler kendi üyelerine “siz aday belirleyemezsiniz, biz genel merkezde belirleyeceğiz siz gidip oy vereceksiniz o kadar“ diyor. Tamam ama genel merkezin belirlediği aday yanlış iş yaparsa sorumluluğu kimse üstüne almıyor, NEDEN? Aslında, adayı kim belirlediyse hatanın bedelini de yine adayı belirleyenin ödemesi gerekir.
Kamuoyu araştırmalarında sorunları hangi parti çözer sorusuna vatandaşın çoğunlukla “HİÇ BİRİ” cevabını vermesinin bir sebebi de işte budur. Emekli vekil maaşları, özlük hakları, sağlık başta olmak üzere ömür boyu devlet imkânlarından faydalandıkları unutulmamalıdır. Haftanın üç günü meclisteki mesai karşılığı aldıkları maaşlar asgari ücrete oranlanarak karşılaştırıldığında Avrupa nın en yüksek maaşını vekillerimizin aldığını artık herkes tarafından bilmektedir. Aldıklarının karşılığı sahte oy pusulası göndererek meclisteymiş gibi görünmek olmamalıdır. Bu davranışlar sadece kişilere olan güveni değil, siyasi partilere, meclise hatta sisteme olan güveni de sarsmakta hatta yok etmektedir.
Maaşlar arasındaki farklılıkların yanı sıra SGK nın ölüm yardımlarında bile akla, mantığa sığmayan uygulamalar var. 2026 yılı için SSK ve BAĞ-KUR emeklilerine ödenecek cenaze yardımı sadece 6.398 TL iken, memurlara aynı yardım 26.369,55 TL olarak uygulanmaktadır. Görevdeyken vefat eden milletvekili ailesi 158.217,29 TL, emekli vekil ailesi 79.108,65 TL. Ölüm yardımı alıyor. Gel de bu kadar da olur mu deme, bizde oluyor işte. Milletvekilliği yazık ki zamanla kendi yaptıkları düzenlemelerle kişisel zenginleşme aracı haline getirilmiştir. Maaşlar arasında uçurum gibi olan fark dengelenmezse, ülkemiz için daha ciddi bir sorun haline gelerek, sosyal patlamalara neden olma ihtimali çok yüksektir.
Daha İki hafta önce 14 Ocak 2026 tarihinde ”EMEKLİ MAAŞLARINDA ARTIŞLAR” başlıklı yazımda (Kaynak Linki = https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/emekli-maaslarinda-artislar-635) CHP li vekillerin en düşük emekli maaşının yetersiz olduğu, arttırılması için farkındalık yaratma amacıyla meclisi terk etmeme eylemine başladıklarını yazmıştım. Yazımda CHP’li Milletvekilleri eyleminden tüm emeklileri kapsayacak bir kanun düzenlenmesi çıkacağını tahmin etmediğime yer vermiştim. Eylemin daha inandırıcı ve AKP yi köşeye sıkıştırmak için yapılması için bir öneride bulunmuştum. CHP iktidara geldiğinde vekillere ne kadar maaş vereceğini açıklasın. Halen aldıkları maaşı vermeyi düşündükleri miktar üzerinden alarak, fazlasını üniversite öğrencilerine yurt yapmak için CHP genel merkezinde ortak bir hesapta biriktirsinler veya burs versinler. Farkındalık kendilerinden fedakârlık yapılırsa inandırıcı olur. Aksi takdirde “istemem yan cebime koy” olarak anlaşılır. CHP’li vekiller farklı olduklarını iktidara gelince Halkçı bir icraat yapacaklarının işaretini maaşlarından küçük bir fedakârlık yaparak seçmene göstermeli, seçmenin sözlerine inanması ve kendilerine güvenmesini sağlamalıdır. Seçmen, siyasilere ve siyasete güvenini kaybetmiş haldedir, önce güvenirliğin sağlanması gerekir. Önerim iyi değerlendirilirse CHP için bir fırsat olabilir. Vekilleri buna ikna etmek çok zor olacaktır, biliyorum. Ama iktidara ulaşmak amacıyla Halk için bir fedakârlık yapmak ta şarttır. Fedakârlık hep Halktan istenmesin artık. Bir kez olsun vekiller de fedakârlık yapamaz mı? Neden?
Utanmadıkları için çalışmadan aldıkları 2 aylık maaşı halâ iade etmeyen eski vekilleri, okurlara ve yetkililere de unutturmamaya çalışıyorum. 2 Mart 2024 tarihli gazetemizde yayımlanan
SAYIN ÖZGÜR ÖZEL’E AÇIK MEKTUP (2) başlıklı yazıdan bazı alıntılar yaparak hatırlatmak istiyorum. (Kaynak Linki = https://www.cerkezkoyekspres.com/makale/sayin-ozgur-ozele-acik-mektup-2-477)
Sayın genel başkan; Millet fakr-u zaruret içinde yaşam savaşı vermeye çalışıyor. Çöplerden evine yiyecek toplayan yurttaşlarımızın görüntüleri yürekleri acıtarak TV ekranlarında dönmeye devam ediyor. Millet bu haldeyken, eski vekillerin yasal boşluktan faydalanarak peşin aldıkları üç aylık maaşın görev yapmadıkları bölümünü iade etmeme ısrarını anlamıyorum. Bunlar; yıllarca milletin sırtından maaş aldılar, kendileri ve bakmakla yükümlü oldukları aile bireyleri için ömür boyu güvencelere kavuştular, doymadılar hala. Çalışmadan aldıkları maaşları iade etmiyor, direniyorlar. CHP olarak çalışmadan, hak edilmeden alınan maaşların iadesi yönünde kanun teklifi hazırlayarak vermekte geç kaldığınızı düşünüyorum.
Atatürk ün partisinde siyaset yapanlar ağızlarından düşürmedikleri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le vatandaşı kandırmak yerine onun tüm varlığını milletine bırakmasını örnek alarak devletten hak etmedikleri paraları almamalarını, aldılarsa iade etmeleri gerektiğine inanıyor ve savunuyorum. TBMM çoğunluğumuz yok yapamayız diyorsanız hiç olmazsa aynı durumda olan üstelik belediye başkanı adayı gösterip, seçtirdiğiniz CHP’li eski vekillerin bu paraları iade etmeleri sağlamak sizin başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere gelmiş geçmiş tüm CHP genel başkanlarına ve millete borcunuzdur, hatırlatmak zorunda kaldığım için üzgünüm.
Sayın genel başkan tam zamanı parti meclisi ile birlikte ayağa kalkın: Millet açlığa mahkûm yaşam savaşı verirken hiç olmazsa CHP’li vekillerin çalışmadan aldıkları maaşları iade etmesini sağlayın. Bu utanca daha fazla sessiz kalmayın. Bu kadarını yapabilirsiniz, yapmak zorundasınız. Seçmen karşısına üzerinize düşen sorumluluğu yerine getirmiş olarak çıkın...




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum