OPTİMED 2
Tekirdağ
28 Şubat, 2025, Cuma
  • DOLAR
    33.09
  • EURO
    36.10
  • ALTIN
    2596.3
  • BIST
    11131.02
  • BTC
    63525.102$

ADAY

20 Şubat 2025, Perşembe 19:22

     Başlıktan kolayca anlaşılacağı gibi bugün okurlarla CHP de yaşanan Cumhurbaşkanı adayı belirlenme süreci konusunda görüş ve düşüncelerimi paylaşacağım.

      Öncelikle; Cumhurbaşkanı adayının belirlenerek, kamuoyu ile paylaşma zamanını erken bulan   okurlarla aynı görüşte olduğumu söylemek istiyorum. Saygı duyuyorum, ancak: Tarih öne alınamazsa, 2028 yılı Haziran ayında yapılacak seçim için bugünden aday belirlemenin, seçime yönelik nasıl bir avantaj sağlayacağı anlayamadım. Mesaj atan, konuştuğum okurların çoğunun da aynı fikirde olduğunu gördüm. Aday belirleme kararı alan yöneticilerin gerekçelerini çok geç olmadan seçmenlere ve üyelere açıklamalarında fayda olacağını düşünüyorum.

     CHP de Ankara ve İstanbul Büyükşehir Belediye başkanları; parti görev verirse Cumhurbaşkanı adayı olacaklarını daha önce açıklamışlardı. Ancak hafta sonu Ankara da genel başkan ve iki Büyükşehir Belediye Başkanının yaptığı toplantı sonunda: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı; aday belirlenmesi için zamanın henüz erken olduğu ve aday belirlenmesinde sadece ön seçim kriterinin dikkate alınmasının yeterli olmayacağı düşüncesiyle; yapılacak ön seçime girmeyeceğini  açıkladı. Açıklamasında kararın kendisine ait olduğu, görüş ayrılığı ve kırgınlık olmadığını da belirterek CHP de mücadeleye devam edeceğini vurguladı. Böylece aday belirleme sürecinde CHP de kavga ve partiden kopma bekleyenler hayal kırıklığına uğradılar.

      İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı; adayın tüm üyelerin katılacağı parti içi eğilim yoklaması (seçimi) ile yapılacak olmasını devrim olarak değerlendirdi. Siyasi partiler ve seçim kanununda bildiğim kadarıyla böyle düzenleme 80 öncesi vardı ancak bugün için maalesef yok. Bu tercih örnek olur, kanunlarda gerekli değişiklik yapılır, bütün siyasi partiler üyelerinin tercihi ile adaylarını belirlerse gerçekten bir devrim olur. Siyasi partilerimiz, liderin mutlak egemenliği altında olduğu için, aday belirlenmesinde son söz hep genel başkanlarda olmuştur. Zaten lider sultası da böyle oluşuyor işte. Bütün bunları göz önüne alarak; tüm üyelerin oy kullanacağı, hakim gözetiminde yapılacak ön seçimle aday tespitini hep savundum, destekledim, desteklemeye devam ediyorum.

      Temsili demokrasilerde, seçim sonuçlarına halkın tercihinin tam olarak yansıdığını görmek için, parti içi demokrasi olgusunun geliştirilerek, aday tespitinin tüm üyelerin katılacağı ön seçimle yapılmasından vaz geçmemek, ısrar etmek gerekir. Geldiğimiz noktada parti içi demokrasiye gereken önemin verildiği söylemek çok zordur. Oysa parti içi demokrasi sağlanırsa adaylar; daha bilgili ve birikimli, daha nitelikli, kimselerden oluşabilir. Aday belirleme süreci daha katılımcı bir şekilde gerçekleşirse; adayların güç aldığı meşruiyet zemini  güçlenir, büyük ölçüde yolsuzluklar da önlenebilir. (Konu hakkında görüşlerimi öğrenmek, bilgi almak isteyen okurlara 2023 seçimleri öncesi yazdığım, Çerkezköy Ekspres Gazetesinde yayımlanan“ Millet ve Milletvekilleri 1.2.3....7” başlıklı yazı dizisini bir kez daha okumalarını öneririm.)

     Belediye başkanları, belediye meclis üyeleri, il genel meclisi üyeleri ve milletvekili adaylarının, hatta gündemde olan Cumhurbaşkanı adayının belirlenme sürecine partinin tüm üyelerinin oylarıyla tercih edeceği kişi / kişilerin aday olması, parti içi demokrasinin kuvvetli bir göstergesi olacaktır. Parti içi demokrasi olmayınca, seçimler; parti genel başkanları ve etrafındaki az sayıda yetkilinin belirlediği adayların onaylanmasından ibaret kalmaktadır. Partilerin aday belirleme sürecine ilişkin yasal değişikliklere çok acilen ihtiyaç olduğunun başka bir göstergesi budur. Halk; artık kendisini temsil edecek kişi veya kişileri hiçbir dayatma olmadan kendi özgür iradesiyle seçebilmelidir.

      Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılına girerken Ülkemizin ve Halkımızın çözüm bekleyen önemli sorunları olduğu gerçektir. Bu gerçek kimseyi karamsarlığa itmesin. Sorunları çözecek ahlaklı, bilgisi, birikimi, enerjisi, azmi, görev için gereken liyakate sahip iyi yetişmiş insan gücümüz olduğu da başka bir gerçektir. Ancak siyasi partilerin dar kadrocu yapılanmasındaki bozuk düzen yüzünden ortaya çıkamıyor, harcanıyorlar. Seçim sonrası CHP genel başkanının söyledikleri hala kulağımda, unutamıyorum: ”Arkadaşlara yetki verdik, kendi arkadaş, eş, dost, hısım akrabaları listeye yazmışlar.” İşte siyasi partiler ve seçim kanununda yapılacak değişikliklerle bu tür ayak oyunları mutlaka önlenmeli, yeteneklilerin yetkili olmasına engel olan tüm yapılar yıkılmalıdır.

     Cumhuriyetin ikinci yüzyılında kuruluştaki gibi aynı inanç, heyecan ve yenilenen umutlarla yine başarmak zorundayız. Umutsuzluğa kapılarak, olmaz, yapamayız diyerek, yorulup vazgeçmek; yok,  yok, yok!. Yapamayız: Yüzümüze dost gözüken, arkamızdan teröristlerle iş tutarak onlara silah, cephane ve eğitim vererek; askerimizi, jandarmamızı, polisimizi, korucularımızı, halkımızı şehit eden, NATO da sözde müttefiğimiz bu kan emici, iki yüzlü, sahtekar emperyalistlerin kirli oyunlarını bozmak zorundayız. Başaracağız; çünkü muhtaç olduğumuz kuvveti nereden alacağımızı biliyoruz. Ne diyordu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK; “ne demek yorulmak, dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.” 

       Belki ben ve yaşıtım olanlar göremeyeceğiz ama; çocuklarımız, torunlarımız, bu Halk, bütün dünya yine görecek. Kısır çekişmelerden kurtularak, iç cephede birliği sağlayacak, bütün emperyalist planları yırtıp atacak, İleri medeniyetler seviyesinin üzerine mutlaka çıkacağız. MUTLAKA!...

 

Yazıyı; Cem Karaca nın  eserinin sözlerinden bir alıntıyla bitirelim.

 

Biz görmedik, sen görürsün.
Yavrum, yavrum.
Didişmeden geçen bir gün mutlaka..
Yalansız, dolansız bir dünyayı,
Yavrum, yavrum,
Kuramadık, kurarsınız mutlaka..

Boşa harcandı benim yıllarım,
Boşa geçen yıllarıma yanarım.
Affet beni ne olur, yalvarırım.
Yavrum, yavrum.
Yarın senin ellerinde onu güzel kur..

Biz görmedik sen görürsün,
Yavrum, yavrum.
Daha mutlu Türkiye’ mi mutlaka.
Kulun kula kul olmadığı bir yarın,
Yavrum, yavrum
Kuramadık, kurarsınız mutlaka..

İlminle, kitabınla, aklınla,
Ellerinle, dişinle, tırnağınla,
İnsan olmanın verdiği onurla,
Yavrum, yavrum.
Yüreğinle kur yarını, güzel kur..

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum