ÖZ ELEŞTİRİ
12 Şubat 2026, Perşembe 15:39CHP genel başkanı Sayın Özgür ÖZEL Salı günü TBMM yapılan grup toplantısında partiden istifa eden Keçiören Belediye başkanı konusunda yapılan eleştirilere tepki göstererek öz eleştiri çağrısı yapanlara oldukça sert çıktı. Öz eleştiri; bireyin veya kurumun aldığı ve uyguladığı karar sonuçlarını objektif bir şekilde değerlendirmesidir. Süreçte bir hata varsa kabul edilir ve ders çıkarılarak aynı veya benzer hataya düşmeden amaca ulaşılması için yeni yol ve yöntemler uygulanmasına yardımcı olur. Ö.ÖZEL öz eleştiri talebini böyle sert cevapladığına göre; yaşamak zorunda kaldığı yoğun tempo nedeniyle yorulmuş ve sinirleri bozulmuş gibi gözüküyor.
Bir taraftan yaptığı mitinglerde iktidar olacağız mesajı verirken, öte yandan gelen eleştirilere öfkeye kapılarak cevap vermeye çalışması sonradan pişman olacağı sözler sarf etmesine neden oluyor. Takdir ettiğim yoğun tempoyu biraz düşürerek dinlenmeye zaman ayırması, öfke kontrolüne yardımcı olur diye düşünüyorum. Çünkü yorgunluk öfkeye, öfke de hataya neden oluyor. Bu durumu anlatan çok güzel bir atasözümüz vardır: ”Öfkeyle kalkan zararla oturur.” Ne öfkeye kapılarak hata yapmanın yeri, ne de zarara girmenin zamanıdır. Genel başkan yardımcıları devreye girerek yükünü hafifletse iyi olur.
Aslında doğruyu söylemek gerekirse; Millet olarak eleştiriyi savunuyoruz, ancak kendimize yapılan eleştiriyi hakaret kabul ederek şiddetle, öfkeyle cevaplamaya çalışıyoruz. Bu durumun öz eleştiri alışkanlığımız olmadığından kaynaklandığını düşünüyorum. Oysa yöneticilerin aldığı kararların, toplumun tümünün desteğini alması, memnun etmesi dünyanın hiçbir yerinde mümkün değildir. Alınan her kararın destekleyeni olduğu kadar, karşı çıkanı da olacaktır. Demokratik bir tartışma ortamında farklı düşünceler tartışarak en doğrusu bulunur ve uygulanır. Normali de budur zaten.
Ancak bizim yöneticilerimiz kendi kararlarının en doğrusu olduğuna inanarak herkesin; aldığı kararlara sorgulamadan uymasını istemektedir. Bu talep; derneklerden, spor kulüplerine, vakıflardan, siyasi partiler ve kamu yönetimine kadar yönetim kurullarıyla yönetilen tüm kurum ve kuruluşlarla toplum hayatımızın kılcal damarlarına kadar girmiş haldedir. Kişiler talip olduğu yönetime gelene kadar toplumun beklediği sözleri söylüyor, yönetime geldikten sonra verilen sözler unutuluyor, bazen yasalar ve yönetmelikleri bile işlerine geldiği gibi yorumlayarak sizin için her şeyin en doğrusunu ben bilirim diyerek sadece kendi kararını topluma dayatıyor ve eleştiriyi asla kabul etmiyor. Bence yaşanan bütün sorunların çözülememesinin altında yatan tek gerçek budur işte.
CHP genel başkanı Ö.ÖZEL in 38. Olağan kurultayında seçimlerde adayların ön seçimle belirleneceği sözünü vermesine rağmen, yazık ki ilk yerel yönetim seçimlerinde hemen hiçbir değişikliğe gitmeden adayları eskiden olduğu gibi yine merkez yoklamasıyla belirledi. Ankara da Keçiören İlçe Belediye Başkanının istifasıyla yaşanan krizin temelinde tam da bu aday belirleme sorunu yatıyor. İstifa eden kişi seçim döneminde iki ayrı ilçeden aday gösterilmek istenmiş, örgütlerden gelen tepkiler üzerine Keçiören den aday gösterilmek zorunda kalınmıştır. Genel Başkan ve Parti Meclisi örgütlerin bu kişiyi neden istemediğini dikkate alsa ve aday tespitini örgütlere bıraksa, böyle bir sorun asla yaşanmazdı.
Aday belirleme konusunda bizzat şahit olduğum bir anıyı okurlara aktarmazsan konu eksik kalacak. Çerkezköy belediye başkanlığı için aday adaylığım söz konusu olmuştu. Genel Merkeze dönemin Tekirdağ vekillerinden birinin param olmadığı gerekçesiyle olmaz şerhi koyduğunu öğrendim. İnanamadım, ama başardı ve aday olamadım. Gazete de yazılarımda adaylarda da hangi kriterlerin arandığını çok sorguladım, sorguluyorum, okurlarla da paylaşıyorum yazık ki halâ cevap alamadım.
Düşünün, beş yıl ilçe belediye başkanlığı yapmış, görevi ile ilgili tek bir soruşturma geçirmemiş, tek bir bürokratı göreviyle ilgili yargı karşısına çıkmamış, ilçeyi geçtim, bölgede o güne kadar görülmemiş demokratik sol belediyecilik uygulamalarıyla belediyede taşeron düzenine son vermiş, imar planına kişilere rant yaratmaya yönelik tek bir müdahalesi olmayan, o küçücük bütçeyle büyük şehirlerde bile ancak 2015 ten sonra gündem olan kreşi daha 2000 yılında ilçeye kazandıran, ilçe pazarını sokak arasından kurtararak imar planında gösterilen yere kapalı Pazar yeri yaparak açan, spor ve kültür çalışmaları için 1000 kişilik kapalı spor salonu, 2000 kişilik anfi tiyatroyu ilçeye kazandıran belediye başkanını parası yok diye aday gösterilmesine şerh düşen CHP li vekil olur mu? Olurmuş, yaşayarak gördük işte. Olur da olursa sonrası da böyle oluyor işte!..O çok değerli vekilin anlayışına göre benim yaptığım hizmetler yanlışmış. Ona göre beş yıl boyunca bir sonraki seçim için beytülmale el sürerek, yani kamu mallarını hortumlayarak seçim için para biriktirmek gerekirmiş. Bunu yapmadığım için adaylığıma şerh koymuş ve kabul etmemiştir.
CHP yönetimi ve genel başkanının eleştirilere bakış konusunda netleşmeleri gerekiyor. Daha doğrusu yalan ve iftirayı yaymaya çalışan trollerle, partinin aksayan yönlerini genel merkeze iletmek için dedikodu yerine doğrudan partiye ulaşmaya çalışan eleştiriler ayrılmalıdır. Genel merkezde bu ayrımı yapan bir birim varsa görevini yaptığını söyleyemeyeceğim. Yoksa mutlaka böyle bir birim oluşturulmalı gelen eleştiriler çöpe değil, ilgili genel başkan yardımcısına iletilmelidir. Örneğin okurlarla paylaştığım kamuoyuna mal olan Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından satıldığı iddia edilen İtfaiye binasının satışı ile ilgili yaptığım başvurulara halâ cevap alabilmiş değilim.
Belediye başkanlığına yaptığım başvuruya cevap alamadığım gibi, genel başkan yardımcıları ve meclis gurup başkan vekillerine TBMM de kayıtlı e-posta adreslerine yaptığım başvuruya da cevap alamadım, sorular her halde çöpe gitti. Cevap için illâ yargıya suç duyurusu başvurusu mu yapayım? Aslında soruların cevapları kahvehane köşelerinde yapılan dedikoduların önünü kesecektir. Kimseye iftira atma ve töhmet altında bırakma amacı yoktur. Yoksa bilinmesi istenmeyen bir şeyler var da ondan mı cevaplanmıyor? Anlamış değilim.
Genel Merkez, Genel Başkanın daha önce açıkladığı “Belediye Başkanları her sene mal bildiriminde bulunacaktır” beyanının gereğinin yerine getirilmemesi konusunda hiçbir çaba göstermemektedir. Neden? Öte yandan seçime girmeyen veya seçilemeyen vekillerin çalışmadan aldıkları üç aylık maaşların iadesi konusunda da bir çalışma yapıldığını duyamadık, neden?
2024 yerel seçimleri hemen sonrasında genel merkezin yaptığı açıklamada Prof. Dr. Yılmaz BÜYÜKERŞEN başkanlığında oluşturulacak birimle belediyelere danışmanlık verileceği, hata veya yanlış yapmalarının önleneceği söylenmişti. Çok iyi olacağı konusunda görüş belirterek destek vermiş ve geciktirilmemesi konusunda uyarı yapmıştım. İki yıl geçti henüz çalışmaya başlandığını duyamadık, neden? Bu kadar çok neden diye sorduğum için yine CHP düşmanı ilan edileceğimi biliyorum. Hiç önemli değil, çünkü yalan ve iftira atmıyorum. Sadece gördüğüm eksiklikler için uyarıyorum. Umarım daha geç olmadan uyarılarım dikkate alınır ve gereği yapılır. Yoksa hep beraber kurtuluş için daha çok ama çok beklemek gerekecek. Ve umudu yeşertmek için yetmişinden sonra bile iğne ile kuyu kazmaya çalışanlara çok ta yazık olacak doğrusu, çok. Çünkü bir daha seçim göremeyebilirler..




Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum