OPTİMED
Tekirdağ
15 Temmuz, 2026, Çarşamba
  • DOLAR
    47.04
  • EURO
    53.87
  • ALTIN
    6097.3
  • BIST
    14.08
  • BTC
    64884.078$

SINIR YOK!

15 Temmuz 2026, Çarşamba 11:01

Pek istemesem de, gündem gereği bugünkü yazıda yine CHP de yaşanan butlan krizine yer vermek zorunda kaldım. Herkesin bildiği gibi 21 Temmuz a kadar CHP nin yargıya yaptığı başvurulardan sonuç çıkmazsa, görevden uzaklaştırılan Ö.ÖZEL yönetimi yeni bir parti kurma kararı almak zorunda kalacağını açıkladı. Doğrusunu isterseniz ben verilen tarihe kadar ne Yargıtay ne de Sulh Ceza Mahkemesinden çağrı heyeti kararın çıkacağını düşünmüyorum. Öyleyse artık merkez solda yeni bir partiye hazır olmak gerekiyor. Oyların bölünmesi 1946 dan bu yana tek başına iktidar olamayan CHP nin seçimde işinin yine çok zor olacağını gösteriyor. Pazartesi akşamı bir tv kanalında konuşan K.K CHP den ayrılarak ayrı parti kuranların AKP nin ekmeğine yağ süreceğini söyledi. Pes yani, pişkinliğinde bir sınırı olur diyordum ama gözüken o ki pişkinliğin sınırı yokmuş veya ben görememişim. Aslında on üç seçim kaybetmesine rağmen genel başkanlığı bırakmamasının sebebinin bu olduğu görmem gerekirdi.

    CHP nin seçimde işinin çok zor olduğu tespitimi geçmiş seçim sonuçlarına bakarak yapıyorum. Örneğin Çerkezköy de 1994 Belediye seçimlerine üç merkez sol parti yarıştı (DSP- CHP ve SHP) seçim kaybedildi. 1999 yılı seçimlerine iki merkez sol parti (DSP- CHP) yarıştı seçim kazanıldı. 2004 seçimlerinde yine üç merkez sol parti (YTP- CHP- DSP) yarıştı, seçim kaybedildi. 2014 ve 2019 seçimlerinde merkez soldan sadece (CHP) seçime girdi ve kazanıldı. Kolay anlaşılması için Çerkezköy seçimlerini örnek verdim. Diğer il ve ilçelerde alınan sonuçlara da bakıldığı zaman aynı veya çok yakın sonuçları görmek mümkün: Merkez sol bölünerek birden çok parti ile seçimlere girdiği zaman seçim kazanma şansı çok zor oluyor. Oysa kuru soğana muhtaç Halkın ise artık buna tahammülü kalmadı.

    CHP üyeleri ve seçmenlerinin butlan yönetimine büyük tepki vermesinin sebebi tam da budur işte. Çünkü seçmen çok büyük ekonomik sıkıntılar çekiyor, kendilerini sıkıntıdan Ö. ÖZEL ve yönetiminin kurtaracağına inanıyor. Seçmen 2002 seçimlerinde AKP ye açtığı krediyi Ö.ÖZEL yönetimindeki CHP ye açmış durumda. AKP kredisini tüketti. Seçmen, sorunlarına çözüm bulamayacağını görüyor, ülkenin başta ekonomi olmak üzere sıkıntılarından kurtulması için AKP ni değiştirmeye inanmış durumdadır. K.K oyları bölerek AKP değirmenine can suyu taşıyacak, umutlarını yok edecek endişesiyle tepkililer. Butlan ekibi tepkilerin kısa sürede biteceğini tahmin etti, çok yanıldılar. Genel Merkezden burunlarını çıkaramaz duruma düştüler. Seçmen verdiği tepki için kendini haklı görüyor, biteceğe de benzemiyor.

    Öte yandan genel merkez her hafta il veya ilçe örgütlerini görevden almaya devam ediyor. Hadi K.K kişisel intikam hırsıyla kendine düşman olarak gördüğü başkanları doğruyor da butlan P.M nin diğer üyeleri buna neden seyirci kalıyorlar. Ayıp yahu, görevden aldığınız bu insanlar 2023 te kimin için çalıştı. Madem Halka hizmet için bu kadar yanıp tutuşuyordunuz 2023 ten bu yana olağan ve olağan üstü olmak üzere üç kez kurultay düzenlendi neden kurultayda derdinizi delegelere anlatmadınız da mahkemelerde butlan kararı peşinde koştunuz? Nasıl bir yöneticilik ahlakı bu böyle? Evet, hezimetten korktular! Cesaret olsa; yapıldığı söylenen hırsızlığın hesabı delege önünde sorulurdu! Şimdi genel merkezin koltuklarında oturdukları yerden örgüt yöneticilerini doğruyorlar, neyin intikamını alıyorlar?

    Kendi örgütünden korkmuyorsan görevden alacağın ile giderek kararını, gerekçelerini ve yeni yöneticinin adını örgütün yüzüne karşı okusana! Yapamazsın değil mi? Nerede sende o yürek! Sen ancak göz yaşartıcı gazla, plastik mermiyle üyelerinin yaralanmasını, Genel Merkezin savaş alanına çevrilmesini TV den keyifle izlersin değil mi korkak butlan? Birde kırk yıllık devlet tecrübem var diye övünürsün. Bak işte buna inanırım, senin gibi kırk yıllık devlet tecrübem var diyen yöneticiler yüzünden ülke bu halde zaten. Ancak genel merkezde oturur dedikoduyla kendi partinin namuslu yöneticilerine atılan iftiralara alkış tutarsın, korkak butlan! Üyelerin tepkisi ise yeşermeye başlayan kurtuluş umudunu yok etmeye çalışan butlanlara cevaptır. Yeri gelmişken yaptığım eleştirilere cevap verecek yerde beni CHP düşmanlığı yapmakla suçlayan trollere de bir çift lafım olacak: Gördünüz mü CHP düşmanı kimmiş? Ben dedikodu yapmadım, iftira atmadım, belediye icraatları için soru sordum, eleştiri getirdim. Yani sorumluluk sahibi her üyenin yapması gerekeni yaptım. Siz bana çamur atmaya kalktınız, gördünüz mü kim CHP düşmanıymış? Korkak butlanların trolleri!

   Ö.ÖZEL ede bir eleştirim olacak: K.K ile aracılar vasıtasıyla konuşacağına doğrudan genel merkeze giderek yüzüne karşı konuşmasını tercih ederdim. Yakışanı buydu. Araya girenlerin bir kelimeyi yanlış aktarması, bir cümleyi eksik veya fazla hatırlaması da diyaloğun kopmasına sebep olabilir. Kendisi Genel başkan olarak çok iyi performans sergiliyor, AKP ni 25 yıllık iktidardan indiren lider olarak tarihe geçme ihtimalinin çok yüksek olduğunu görüyorum. Sakinliğini koruyarak diyalogları sonuna kadar götürerek sonuçlandırması, partinin çıkarından fazla Halkın tümünün ve Vatanın çıkarına olacaktır. Çünkü: Bugün ülkemizin böyle sakin ve güçlü bir lidere her zamandan daha fazla ihtiyacı vardır.

   Coşkuyla toplantılara katılan Halkın parti yetkilileri ve sözcüleri tarafından “kalabalık” olarak nitelendirilmesini de doğru bulmuyorum. Heyecanla kurulduğunu düşündüğüm bu cümlenin daha dikkatli kullanılmasını öneriyorum. Toplanan Halk çekilen sıkıntılara çözümleri duymak istiyor, umut veren cümleler duydukça heyecanlanıyor, seviniyor, coşuyor ve kurtuluşun yakın olduğuna inancını yanındakiyle paylaşıyor. Bir sonraki toplantıya katılmak için nerede yapılacağını takip ediyor ve katılma imkânı arıyor. Onları sadece “ne kadar çok kalabalık” olarak niteleyerek biraz haksızlık yapılmış olmuyor mu?

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum