OPTİMED 2
Tekirdağ
16 Haziran, 2026, Salı
  • DOLAR
    46.31
  • EURO
    53.66
  • ALTIN
    6428.9
  • BIST
    14.446
  • BTC
    66042.805$

KİRAZDAN FAZLASI GEREK

16 Haziran 2026, Salı 00:52
KİRAZDAN FAZLASI GEREK

Tekirdağ'ın en önemli kültürel değerlerinden biri olan Kiraz Festivali, ne yazık ki bu yıl kirazdan çok tartışmalarla anıldı.

Festival daha başlamadan yaşanan davet krizi, organizasyonun üzerine gölge düşürdü.

Süleymanpaşa Belediye Başkanı Volkan Nallar'ın, birçok kurum ve yetkiliyi bizzat ziyaret ederek davet ettiği, hatta kiraz hediyesiyle nezaket örneği sergilediği görüldü. Ancak aynı hassasiyetin Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Candan Yüceer için gösterilmemesi kamuoyunda soru işaretlerine neden oldu.

Elbette bir davetiye gönderilmiş olabilir. Ancak devlet ve yerel yönetim geleneklerinde bazen davetin kendisi kadar, nasıl yapıldığı da önemlidir. Özellikle kamuoyunun yakından takip ettiği isimler söz konusu olduğunda, gösterilen özen verilen değerin de göstergesidir.

Fakat asıl kaybeden ne siyasetçiler ne de belediye yöneticileri oldu.

Asıl kaybeden halk oldu.

    Çünkü vatandaşlar hizmet beklerken yöneticilerin birbirleriyle yaşadığı gerilimlerin festivale yansımasını izlemek zorunda kaldı. Halit Koçak'ın söylediği gibi: "Asıl olan biziz, siz vekilsiniz."

    Festivalin ilk günlerinde yaşanan kavgalar, taşkınlıklar ve çeşitli olumsuzluklar ise organizasyonun planlama sürecini sorgulatır hale getirdi. Bir festivalin amacı insanların mutlu olması, şehrin tanıtılması, esnafın kazanması ve turizmin canlanmasıdır. Ancak ilk günlerde yaşananlar, festival ruhundan çok organizasyon eksikliklerini konuşmamıza neden oldu. Daha da önemlisi festival alanı ve genel düzen, geçtiğimiz yılların gerisinde kaldı. Dağınık görüntü, yetersiz planlama ve koordinasyon eksikliği birçok vatandaşın ortak eleştirisiydi.

        Konserler başladığında güvenlik güçlerinin hakkını teslim etmek gerekiyor. Polisimiz görevini büyük bir özveriyle yerine getirdi. Ancak basın mensupları için ayrılan alanların zamanla farklı kişiler tarafından doldurulması kabul edilebilir değildi. Gazeteciler görevlerini yapmakta zorlandı. Basına ayrılan alanlar gazeteciler içindir. Ne sosyal medya fenomenleri için, ne torpilli isimler için, ne de ayrıcalıklı misafirler için. Eğer bir organizasyonda kurallar kişilere göre değişiyorsa, orada adaletten söz etmek zorlaşır.

Festivalin final gecesinde sahne alan Demet Akalın'ın konser sırasında kullandığı "Beni Bodrum'da dinleyemeyenler Tekirdağ'da dinledi" şeklindeki ifade de vatandaşlar arasında tartışma yarattı. Her ne kadar bu söz farklı şekillerde yorumlanabilecek bir ifade olsa da, bazı dinleyiciler tarafından Tekirdağ'ın Bodrum ile kıyaslanarak ikinci planda bırakıldığı şeklinde algılandı. Oysa Tekirdağ, sahip olduğu ekonomik gücü, kültürel değerleri ve sosyal yaşamıyla Türkiye'nin önemli şehirlerinden biridir.

    Bu noktada vatandaşların aklına geçtiğimiz yıl festivalde sahne alan Gülben Ergen geldi. Sahne öncesi ve sonrasında gösterdiği özen, seyirciyle kurduğu samimi diyalog ve Tekirdağ'a yönelik sıcak yaklaşımı vatandaşların hafızasında olumlu bir iz bırakmıştı. Gülben Ergen'in festival ruhuna uygun performansı, yalnızca bir konser değil, adeta Tekirdağ halkıyla kurulan gönül bağı olarak değerlendirilmişti. Bu nedenle bu yılki final konseri, birçok vatandaş tarafından geçtiğimiz yılın samimiyeti ve enerjisiyle kıyaslandı.

    Burada bir hakkı da teslim etmek gerekiyor. Geçtiğimiz yıl düzenlenen Kiraz Festivali, organizasyon yapısı, alan planlaması ve etkinlik çeşitliliği açısından çok daha düzenli bir görüntü vermişti. Festival alanındaki koordinasyon, etkinliklerin akışı ve genel organizasyon kalitesi vatandaşlardan olumlu not almıştı. Bu nedenle bu yıl yaşanan eksiklikler daha fazla dikkat çekti. Çünkü Tekirdağ halkı, geçtiğimiz yıl çıtanın yükseldiğini görmüş ve aynı kalitenin devam etmesini beklemişti. Eleştirilerin temelinde de aslında bu beklenti yatıyor.

       Festivalin final konserlerinde de vatandaşların beklentilerinin tam anlamıyla karşılandığını söylemek güç. Çünkü halk artık sadece ünlü isim görmek istemiyor. Halk, ödediği vergilerin karşılığını görmek istiyor. İşte tam da bu noktada asıl soruyu sormak gerekiyor: Kiraz Festivali gerçekten Tekirdağ'ın festivali mi, yoksa belli çevrelerin organizasyonu mu? Çünkü Kiraz Festivali yalnızca Süleymanpaşa'nın festivali değildir.

Bu festival Hayrabolu'nun da festivalidir.

Malkara'nın da festivalidir.

Çerkezköy'ün de festivalidir.

Çorlu'nun da festivalidir.

Muratlı'nın, Saray'ın,

Şarköy'ün, Marmaraereğlisi'nin ve Ergene'nin de festivalidir.

Tekirdağ'ın tamamını temsil eden böylesine önemli bir organizasyonun, Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde tüm ilçeleri kapsayan bir vizyonla hazırlanması gerekir. İlçelerin kültürel değerleri, gastronomisi, üreticileri, sanatçıları ve turizm potansiyeli bu festivalin ayrılmaz bir parçası olmalıdır.

Bugün Türkiye'nin birçok şehri festivallerini turizm markasına dönüştürürken, Tekirdağ hâlâ organizasyon eksikliklerini konuşuyorsa burada durup düşünmek gerekir. Bu festival birkaç günlük konser programından ibaret olmamalıdır. Tekirdağ'ın tanıtım stratejisinin merkezinde yer almalıdır. Aylar öncesinden planlanmalı, profesyonel ekiplerle hazırlanmalı, şehrin tüm dinamikleri sürece dahil edilmelidir.

   En önemlisi de kayırmacılığın, torpil iddialarının ve kişisel hesapların gölgesinden çıkarılmalıdır. Çünkü kamu kaynakları kişilerin değil, halkındır. Harcanan her kuruşun hesabı halka verilmelidir. Tekirdağ halkı lütuf değil hizmet bekliyor. Gösteriş değil sonuç görmek istiyor. Torpil değil adalet istiyor. Kavgalarla anılan değil, Türkiye'nin konuştuğu bir festival istiyor. Kiraz Festivali'nin gerçek sahibi siyasetçiler değil, Tekirdağ halkıdır.

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum