TARİHE DÜŞTÜĞÜM NOTLAR (3)
25 Mayıs 2026, Pazartesi 10:04Okurların bildiği gibi bu yazı dizisinde güncel gelişmeler konusunda daha önce yazdıklarımı gözden geçiriyor, o günkü görüşlerimi hem hatırlıyor, hem de okurlara hatırlatıyorum. K.KILIÇDAROĞLU Cumhurbaşkanlığı seçiminin son haftasında, on üç yıl genel başkanlık yaptıktan sonra alevi olduğunu açıklamıştı. On üç yıl sonra buna neden gerek duyduğunu bilme imkânımız yok. Ancak on üç yıl genel başkanlığını yaptığı partiden, seçim dönemi kendisi için hiçbir çıkar beklentisi olmadan çalışan, afiş asan hatta bütçe imkânı çerçevesinde seçim kampanyasına ekonomik katkı yapan üyeleri zorla tahliye ettirdi. Avukatının tahliye için Valiliğe dilekçe ile başvurusu üzerine CHP genel merkezi polis gücüyle; cop, kalkan, gaz, plastik mermi kullanılarak, kapı, cam, çerçeve indirilerek; yönetici, vekil, hasta, yaşlı, genç, kadın erkek demeden binada bulunan herkes yaka paça tahliye edildi.
Ülkemizde askeri darbeler hariç, siyasi partilerde böyle utanç verici kara bir gün yaşatıldığını hatırlamıyorum. Dünyada başka bir örneği var mı onu da bilmiyorum. Ancak kendi üyelerini savaş meydanlarında bile az görünen bir tutum sergilenerek, acı çektirerek genel merkezden atılmasını talep eten eski genel başkan, yeni kayyımın bu davranışının hiçbir dinde, mezhepte yeri olmadığını çok iyi biliyorum. Bu davranışı alevi yurttaşlarımızın çoğunun da tasvip ettiğini düşünmüyor, hatta biliyorum. Bu davranışın CHP de belki de ülkemizin tümünde yeni bir fay hattı açmamasını umuyor, diliyorum. İhtiyaç duyulduğunda ATATÜRK ün partisi diye sığındığınız CHP genel merkezinin savaş meydanı görüntüleriyle boşaltılasına mazeret yaratarak savunmaya kalkmak, CHP üyelerini ikna etmeyecektir. Üstelik bazı kulis bilgilerine göre Kayyımın açıklanmayan gizli ajandasına göre öyle kısa süre sonra kurultay yapmak gibi bir düşünce de yok muş. Ajandada ne olduğunu, yaşayarak göreceğiz.
Bu günkü yazımda istinaf mahkemesinin CHP ne mutlak butlan (yok hükmünde) kararıyla çöken K.KILIÇDAROĞLU ile ilgili olarak 2023 ten bu güne yazdıklarımdan yaptığım alıntıları paylaşarak kendisi ve yaptıklarıyla ilgili duygu ve düşüncelerimi hatırlatmaya çalışacağım.
06 Eylül 2023 “KALIBININ ADAMI? (1) “
*** Bütün gelişmiş ülkelerde siyasetin içinde değişim hep vardır. Seçim kaybeden siyasi parti lideri parti başkanlığından istifa eder. Bizde de siyasiler partinin başına gelene kadar aynı düşünceyi paylaştıklarını ifade etmesine rağmen koltuğa oturunca on üç kez seçim kaybetse bile oralı olmaz ve pişkinlikle genel başkan koltuğuna oturmaya, halkın beklediği değişime engel olmaya devam eder. Oysa değişim halkın gündemine bir kez girince, direnen kaybeder. Sadece koltuğunu değil aynı zamanda seçmen nezdinde itibarını da kaybeder.
08 Eylül 2023 “KALIBININ ADAMI? (2) “ *** Ben Sn K. KILIÇDAROĞLU nun ortaya dökülen ifşaatlarına rağmen sessizliğine ve seçilmiş gazetecilere verdiği mülakatlardaki itiraflarına şaşırıyorum doğrusu. Neden seçim öncesi olduğu gibi geniş katılımlı hatta Babala tv de yayımlanan program benzeri yayınlarla halkı bilgilendirmeyi tercih etmiyor? Şeffaflığın gereği bu değil midir? KILIÇDAROĞLU susuyor; ama kendi ifadesiyle "iki kişinin namusuna emanet edilen" belgeler gazete sayfalarında yayımlanmaya devam ediyor. ÜMİT ÖZDAĞ tv dizisi gibi her gün ekranlarda ifşaatlarına devam ediyor. Belediye başkanlarından imzalı taahhütname alarak istediği şeffaflık bu muydu yoksa? *** Gelecek Parti sözcüsü SERKAN ÖZCAN, K.KILIÇDAROĞLU ile Ü. ÖZDAĞ arasında imzalanan protokol gereği seçim sonrası kurulacak hükümette Zafer Partisine İçişleri bakanlığı ve MİT müsteşarlığı verileceğinin ortaya çıkması üzerine yaptığı açıklamada "iyi ki seçimi kazanmamışız” beyanında bulundu. Adam haklı, altılı masa olarak yaklaşık iki yıl toplantılar yap, alınan kararları imzala, TV’lerin canlı yayınında geniş katılımlı sunum yap, sonra görüşme yapmak için yetki aldığın masa ortaklarından habersiz o parti lideriyle gizli protokol imzalayarak bakanlık dağıt. Olacak şey mi? *** ÖZDAĞ ın ilk ifşaatı, gizli protokol metnini CHP sözcüsü Faik ÖZTRAK yalanlamış ancak K.KILIÇDAROĞLU özel bir mülakatta yine öyle bir protokol olduğunu itiraf etmek zorunda kalmıştı. Bizim Faik ise hiçbir şey olmamış gibi utanmadan sözcülüğe devam ediyor. Yahu genel başkan senin için yalan söylüyor diyor, sen ne diyorsun? Pes artık demekten başka elden bir şey gelmiyor. Hani istifa onurlu bir davranıştı, bu onur sadece AKP liler için mi gerekli, CHP ne böyle bir onur anlayışı gerekmez mi?
11 Eylül 2023 “KALIBININ ADAMI? (3) “ *** 28 Mayısı fiyaskosundan sonra CHP MYK değişikliğini K.KILIÇDAROĞLU şöyle açıkladı: "Ben en yakın çalışma arkadaşlarım olan MYK üyelerime güvendim. Bölgelerde çalışıp getirdiler. Zaten benim başımda bir sürü iş vardı. Bu adayları benim tanıma fırsatım olmadı. Ben arkadaşlarıma güvendim onlar da hak edenden ziyade kendilerine yakın isimleri milletvekili yaptılar. Bu nedenle de MYK üyelerini görevden aldım” Milletvekili aday listelerindeki eş, dost, arkadaşlara kayırmacılık yapıldığını ilk defa duyuyormuş gibi davranan KILIÇDAROĞLU 17 olan üye sayısını 14 e düşürdü ve kendilerine savunma hakkı bile vermeden MYK üyelerinin 11 tanesinin görevine son vererek yeni listeye koymadı. Ne yani şimdi bu 11 MYK üyesi eş, dost, arkadaş kayırması yapmış oldu öylemi? *** CHP de bugüne kadar bütün yerel ve genel seçimlerde merkez yoklaması ile listeler oluşturulmadı mı? O seçimlerde adam kayırma olmadı mı yani? 4,5,6 dönemdir milletvekili olanlar nasıl aday gösterildi. O listeleri oluşturan MYK üyeleri adam kayırmadı mı? Listeler oluşturulurken aday ile akçeli işler konuşulmuş olamaz mı? Siyasi partilerin merkez yoklaması ile belediye başkanı ve milletvekili adayı belirleme tercihlerinde akçeli işler döndüğünü sağır sultan bile duydu. Bu tercihler sizin onayınızdan geçmiyor mu? Siz nesiniz orada, bostan korkuluğumu? *** Kirlenen siyasette dürüst insanlara ihtiyaç var diye, yanlışlarınızı görmezden gelerek kefil olduk ve size oy istedik. Bebek torunun 30 Nisan 2008 tarihinde yürürlüğe giren yeni SGK kanunundan bir gün önce sigortalanmış olmasını kendiniz de etik bulmadığınızı belirtiğiniz ve yapılanın yanlış olduğunu vurguladığınız için görmezden geldik, size destek verdik, utandık ama savunduk.
*** Sayın K. KILIÇDAROĞLU: Aralık 2015'te katıldığı bir TV programında "Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Fırkası ile bugünkü CHP aynı mıdır?" sorusu karşısında açıkça "Hayır" dedi, diyebildi. "Farkınız ne?" sorusuna da şu cevabı verdi: "Dünya kadar fark var. Sosyal demokrasi yoktu şimdi var. Biz sosyal demokrat bir partiyiz.” daha o gün amacınız belliymiş ama hep dil sürçmesidir, öyle söylemek istememiştir diye sustuk, sabrettik. Hata yapmışız...
*** Sayın K. KILIÇDAROĞLU: Bunca yanlışınızı görmemize rağmen, göz yumarak size için oy istediğim eş, dost, tanıdık ve seçmenlerden özür diliyorum. Çok geç kaldığımın farkındayım. Koltuk sevdanız için hiç düşünmeden koca bir Ülkenin ve milletin geleceği ile oynadınız. İşi bu noktaya getireceğinizi göremedim. Bunda belki de önceki seçimlerde aday olmamanız beni yanılttı. Demek ki önceki seçimlerin kaybedileceğini bildiğiniz için aday olmadınız. Bu defa kazanacağınızdan emin olduğunuz için gözünüz hiç bir şey görmedi. YAZIK Kİ KALIBINIZIN ADAMI DEĞİLMİŞSİNİZ !... Eğer hakkım varsa helal etmiyorum, bilesiniz...
****Tüm okurlarımızın kurban bayramlarını; ülkemize ve milletimize; barış, sağlık, huzur ve başarı getirmesi dileklerimle kutlar saygılar sunarım.



Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum