TEMİZ ELLER (4)
27 Ağustos 2025, Çarşamba 17:44Belediyelerde yapılan imar ve ihale yolsuzluklarının canlı örneklerini okurları sıkmadan aktarmaya çalıştım. Ne kadar başardım, bilemiyorum. Ancak şunu biliyorum: Halk daldığı derin uykulardan uyanmaz, uyumaya devam ederse birileri yine belediyelerden çaldıklarıyla kremalı pasta yerken, halk kuru soğana muhtaç olmaya devam edecektir. Yazı dizisine başlarken yazdığım yolsuzluklardan kurtulmadan yoksulluktan kurtulamayız düşüncesini hayata geçirmiş, yolsuzlukla mücadelede başarılı olmuş ülkelerin mücadele yöntemlerini örnek alırsak, amacımıza daha kısa sürede ulaşacağımıza inanıyorum. Yolsuzlukla mücadeleyi maalesef başaramıyoruz. Hatamızı görmüyor, düzeltmiyoruz. Ya da görüyor ama düzeltmiyoruz, hangi seçeneğin tercih edildiğinin kararını okurlara bırakıyorum. Yoksulluktan bir an önce kurtulmak için amaç; yolsuzluk mücadelesinde başarılı olan ülkelerin yöntemlerini aynen uygulayarak halkın kanının emen haramilerden bir an önce kurtulmak olmalıdır. Bunun için tedbir alarak yasal düzemeleri yapacak kurum: TBMM dir!
Ancak bu noktada fikri takip gereği çok sık sorduğum ama bir türlü cevap alamadığım bir konuyu tekrar gündeme getirmek zorundayım. Son genel seçimde seçilemeyen eski vekillerden 309 tanesinin çalışmadan aldığı 2 aylık maaşı iade ettiklerini hala duyamadık. Neden? Yolsuzluklarla mücadelede başarılı olamayışımızın sebeplerini sorgularken öncelikle sayın vekillerin çalışmadan aldıkları 2 aylık maaşları neden iade etmediklerini açıklamaları gerekmez mi? Soralım bakalım: Dünyada çalışmadığı halde vekile maaş veren başka bir meclis var mı? Ya da dünyada çalışmadan maaş alan, bunu iade etmeyen vekil hangi ülkede vardır? İşte bunun için aynı işlemi defalarca tekrar ederek farklı sonuç bulmaya çalışıyoruz, tabi ki olmuyor, olmayacak. Halk kuru soğana muhtaçken bu vekiller halkın arasına çıkarak sorulara cevap verebiliyorsa o maaş onlara helal olsun. Yok, halk çalışmadan aldığı maaşı iade etmeyen vekile bu soruyu soramıyorsa o halka da kuru soğan helal olsun!
Dünyada yolsuzluklarla mücadelede İtalya da yürütülen “TEMİZ ELLER OPERASYONUNDA” kadar kesin sonuç almaya hiç yaklaşılmamıştı. Operasyon başlangıçta hiç beklenmediği kadar başarılı oldu. Operasyonu sorumlu savcı Antonio Di Pietro yönetmişti. İtalya’da 4 yıl süren Temiz Eller Operasyonu soruşturması ve davalar sonunda karar açıklandı. Operasyonu yürüten savcının yaşadıklarından faydalanmak amacıyla Türkiye’ye de davet edildi; Savcı “Temiz Eller” soruşturmasını şöyle anlattı:
“17 Şubat 1992 tarihinde merkez soldaki İtalyan Sosyalist Partisi üyesi Mario Chiesa’yı Milano’daki bir temizlik firmasından rüşvet aldığı gerekçesiyle tutuklamasıyla soruşturmaya başladık. Rüşvet çarkının neredeyse tüm İtalyan siyasetini eline geçirmiş kirli pis bir ağa dönüştüğünü gördük. 5.000 kişiyi sorguladık. 438 milletvekili ve 400 senatör hakkında işlem yaptık. Eski 2 başbakan, çok sayıda üst düzey politikacı tutuklandı. Temiz Eller operasyonu 1992 hükümetinde yer alan İtalya’nın köklü dört partisinin ortadan kalkmasına neden oldu ( Hristiyan Demokrasi Partisi, İtalyan Sosyalist Partisi, İtalyan Sosyalist Demokrat Partisi ve İtalyan Liberal Partisi) İtalya’da siyaset tam bir yeniden yapılanma yaşadı. İtalya’da savcılık bağımsızdı. İfadelerle yetinmedik. Rüşvet paralarını, banka kayıtlarıyla, sesli belgelerle, imzalı evraklarla belgeledik. Somut deliler, muhasebe kayıtları, hesap dökümleri, telefon dinlemeleri bulduk. Soruşturmanın kanıt ayağını ‘Açık-şeffaf-güçlü bir yapıyla’ kurduk. Siyasi baskı görürsek anında kayda geçtik. İtalya’da başbakanlık yapmış Bettino Craxi’nin aldığı rüşvetleri İsviçre’deki bankada sakladığını belgeleri ile bulduk. İtalyan halkını ve dünya kamuoyunu bilgilendirdik. “
İtalya Sosyalist Partinin lideri Craxi de yolsuzlukla suçlananlar arasındaydı, bu yüzden partisinden istifa etmek zorunda kaldı. Partinin yeni lideri Amato’nun hükümeti ve Adalet Bakanı Conso, rüşvetle ilgili suçlamaları cezai kapsamdan çıkarılıp idari suçlamalara dönüşmesini bir kararname çıkartarak suç vasfını değiştirmeye, örtmeye çalıştı. Bunun anlamı şuydu: rüşvetten suçlananlar fiili bir afla aklanacaktı. Ancak İtalyan halkı çok öfkeliydi, ülke çapında mitingler yaparak öfkesini dile getiriyordu. Sonunda ülkenin Cumhurbaşkanı başkanı Oscar Luigi Scalfaro de bu kararnameyi anayasaya aykırı bulmuş ve imzalamayı reddetmişti. 1993’ün Nisan ayında ülkede bir referandum yapıldı ve halk, parlamenter sistemin feshedilmesini ezici bir çoğunlukla kabul etti
Soruşturmanın ilk aşamalarda yarattığı "temizlik umudu”, vatandaşları savcılara destek gösterileri yapmaya itiyordu. Siyasetçiler, yöneticiler ise kendilerini, canlı yayımlanan duruşmalarda sanık sandalyesinde buluyordu. Temiz Eller soruşturmasında yolsuzluk, şantaj, kamu finansmanı yasalarının ihlali gibi suçlamalarla siyasetçiler, yerel idareciler, kamu kuruluşlarının yöneticileri ve iş insanlarının da aralarında olduğu 4525 kişi hakkında dava açıldı, yaklaşık 1300 mahkûmiyet kararı çıktı. Dönemin İtalyan Parlamentosu üyelerinin yarısından fazlası soruşturuldu, ülkede 400’den fazla şehir ve kasabanın meclisleri yolsuzluk suçlamasıyla feshedildi. Soruşturma İtalya’nın tam anlamıyla nasıl yozlaşmış bir sistem içerisinde olduğunu ortaya koyuyordu. İtalya da bugün bile Temiz Eller operasyonu sonrası yolsuzlukların bittiği konusu hala tartışılmaktadır. Temiz Eller savcısı tartışmalara en sonunda şöyle nokta koydu: " Dün iktidar paraya erişim için kullanılıyordu, bugün para iktidara erişim için kullanılıyor. Roller tersyüz edildi.”
Bugün için” Temiz Eller” operasyonunun İtalya da yolsuzlukları tamamen bitirememiş olduğu kabul edilmesine rağmen, sonuçta azaltmış olduğu da kimsenin inkâr edemeyeceği bir gerçektir
Bugünkü yazıyı da Nazım HİKMET in” Dünyanın En Tuhaf Mahlûku” adlı şiirinden yaptığım alıntıyla bitirmek istiyorum.
Akrep gibisin kardeşim,
korkak bir karanlık içindesin akrep gibi.
Serçe gibisin kardeşim,
serçenin telaşı içindesin.
Midye gibisin kardeşim,
midye gibi kapalı, rahat.
Ve sönmüş bir yanardağ ağzı gibi korkunçsun, kardeşim.
Bir değil,
beş değil,
yüz milyonlarlasın maalesef.
Koyun gibisin kardeşim,
gocuklu celep kaldırınca sopasını
sürüye katılıverirsin hemen
ve âdeta mağrur, koşarsın salhaneye.
Dünyanın en tuhaf mahlukusun yani...
Yorum Yazın
E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişdir.
Facebook Yorum